Ana içeriğe atla

Yönetim kurulu performans değerlendirme


Değerli dostlar,

İşletmelerde her bölümün KPI ları ve değerlendirme süreçleri mevcuttur peki ya yönetim kurullarının? Yönetim kurullarının da mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Yönetim kurulunun değerlendirilmesi işi, hiç de kolay yapılabilecek bir kavram değildir. Bu işin kurul üyelerinin kendileri tarafından başka birçok sorumluluğa sahip ve zamanları çok kıymetli insanlar tarafından yapılması gerekir.

Ancak, bu değerlendirme tabi ki layıkıyla yapılmalıdır. Değerlendirmenin iyi yapıldığı durumda, yönetim kurulu ile yönetim arasındaki iş ilişkilerinin iyileşmesine de katkı sağlayabilir. Kurumsallaşmış bir değerlendirme sürecinin varlığı, CEO nun yönetim kurulu üzerinde egemenlik kurmasını veya kendi kötü performansından ötürü kurula hesap vermekten kaçınmasını zorlaştırır.

Yönetim kurullarının kendilerini değerlendirme süreci yeni ve henüz yeterince yaygınlaşmamış bir olgudur. ABD’de bile en büyük 1.000 şirket incelendiğinde, yönetim kurullarının performansını değerlendiren firma oranı sadece % 25 tir. Yönetim kurullarının kişi kişi değerlendirilmesi ise, değerlendirmeye alınan şirketlerin sadece % 16 sıdır.

Peki, yönetim kurulu değerlendirirken neyi, nasıl inceleyeceğiz? Yönetim kurulu bağlamında değerlendirilmesi gereken kavram, kurulun önce kendi sorumluluğunu tanımlama ve bu genel sorumluluklar kapsamında yıllık hedeflerini saptama yeteneği ve sonra da bu hedeflere ulaşma derecesidir. Değerlendirme ayrıca, yönetim kurulunun görevini yapabilmek için ihtiyaç duyduğu ve sahip olduğu kaynak ve güce de bakmalıdır.

Diğer konu değerlendirmenin nasıl yapılacağıdır. Bu da, mali yıl başlangıcında konulan stratejik hedeflerin mali yıl sonunda konulan hedeflere ne kadar yaklaşıldığı ve tutturulduğu ile ilişkilidir.

İyi haftalar diliyorum,


Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...