Ana içeriğe atla

Bütçe hedef belirlenmesi


Değerli dostlar,

İstanbul dışında olduğum için uzun zamandır yazamıyordum. Bugünden itibaren yazılarıma devam edeceğim. Yine firmalarımızda gördüğüm problemlerle ilgili yazacağım. Çoğu firma hedef verirken veya bütçe hazırlarken geçmiş verilere bakarak, karar vermektedir. Bu çok yanlış bir davranıştır. Hedef verirken veya bütçe hazırlarken mutlaka geleceğe bakarak tahmin yapılmalıdır.

Örnek verecek olursak, Dünya ekonomisinin yavaşlayacağı, faizlerin artacağı bir ortamda bir önceki yıla bakarak karar verilebilir mi? Verilecek teşvikler veya ana sanayilerin yapacağı yatırımlar bilinmeden bir önceki döneme göre hedef verilebilir mi? Bunlar çok yanlış davranışlardır. Her yönetici, önündeki dönemi, müşterilerini iyi tanımalı, onlardan kendi satış tahminlerini almalı ve ona göre bütçe, plan yapmalıdır. Aksi durumdaki hedefler ve bütçe planları hatalı olmaya mahkumdur. Geçmiş, geçmişte kalmıştır ve sonuçları bugün önümüzdedir. Önümüzdeki dönemlerin sonuçları ise, önümüzdeki dönemde yaşanacak olan olaylarla ilişkilidir. Geçmişteki verilere bakarak sadece referans alabiliriz ancak tahmin veya hedefler mutlaka gelecek dönem koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Peki, firmalarımızda böyle mi yapılıyor? Maalesef hayır. Bırakın dediğim gibi yapmayı, geçmişe bakıp bile çoğu firma yapamıyor. Firmaların üst yönetimleri, bölümlerden kendi hedeflerini kendileri vermelerini bekliyor. Edwards Deming’in çok beğendiğim bir sözü var, dikiz aynasına bakarak araba kullanamazsınız der. Bende tam bunu diyorum. Firma yöneticileri, şirketlerini yönetebilmeleri için önlerine bakmalılar, arkalarına değil.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...