Ana içeriğe atla

Marduk


Değerli dostlar,

Mitoloji ve tarihe çok ilgi duyuyorum. Bugün, özellikle çoğu coğrafi bölge ve lokasyonunun adı mitoloji ve tarihi olaylardan geliyor. Bu sebeple, merak ettiğim her konuyu mitolojik ve tarihsel olarak da incelerim. İnsanoğlunun yaşamına baktığımızda ağırlıklı olarak Mezopotamya, Afrika, Ortadoğu ve Anadolu’nun öne çıktığını görebiliriz.

Bildiğimiz ilk medeniyetlerden olan Sümerler, bugünkü Irak sınırları içinde Dicle - Fırat vadisinde M.Ö. 4000 yıllarında yaşamışlardır. Sümerler, Ur, Ereş ve Kiş kentlerinde kendi çiviyazılarını icat ettiler. Arkasından gelen, Akadlar, Amuriler, Asurlular bu bölgeye yerleştiler ve Babil’i başkent yaptılar. O dönemin insanları kurdukları medeniyeti Tanrılara ithaf etmişler ve Tanrılar için sayısız saraylar inşa etmişlerdir.

Tanrısal dünya ile kurulan bu ilişki, her yıl yeni yıl festivalinde kutlanarak M.Ö. 17. Yy a kadar devam etti. Festivalde, Tanrılara ithafen “Enuma Eliş” isimli epik şiir okunurdu. Enuma Eliş, başlangıçta Tanrı’ların da kendisi kutsal olan şekilsiz balçıktan çifter çifter oluştuklarını anlatır. Bu balçık, Babillilerin yaşadığı Mezopotamya’nın çorak toprağı idi. Bu topraklardan 3 Tanrı oluştu. Apsu, Tiamat ve Mummu. Ardından, Babil inancına göre Tanrılar çoğaldılar ve Lahmu, Laham, Anşer, Kişar, Anu ve Ea geldi. Tanrılar, egemenliği ele geçirmek için birbirleri ile savaştılar ve en sonunda, Ea’nın oğlu Marduk (Güneş Tanrısı) Tiamat’ı zorlukla öldürerek, hükümdar oldu. Sonunda, Marduk yeni bir dünya yaratmaya karar verdi. Ardından herşeyin kendi belirlediği düzen içinde kalması için yasalar koydu. Arkasından da bu düzenin bozulmaması için her yıl tekrarlanmasını emretti.

Tanrılar Babil’de toplandılar ve göksel ayinlerin icra edileceği bir tapınak inşa ettiler. Böylece, Marduk’un onuruna yapılmış yeryüzü tapınağı, sonsuz gökyüzünün sembolü büyük Ziggurat ortaya çıktı. İnşası tamamlandığında, Marduk tahta çıktı ve “Burası Babil, Tanrı’nın aziz kenti, senin sevgili evin” denmiştir.

Çok ilginç değil mi? Tüm Dünya her yıl, yeni yılı kutluyoruz. Bu acaba, hala Marduk döneminden kalma bir adet mi?

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...