Ana içeriğe atla

İşletmelerden insan manzaraları


Değerli dostlar,

Biraz da şirketlerden insan manzaralarına değineceğim. Ben, her zaman belli konuma gelen insanların yüksek karakterli, öğreten usta nitelikli insanlar olduklarını düşünürdüm ve onlara çok büyük saygı duyardım.

Ancak, iş hayatına başladığım andan itibaren fikirlerim tamamen değişti. Belli bir konuma, belli bir tecrübeye ve bilgiye sahip olan insanlar beyaz yaka veya mavi yaka farketmeksizin, konumlarını kaybetmemek adına, inanılmaz davranışlar gösterdiklerini bizzat yaşadım. Tabiki, çok yüksek karakterli ve usta olan insanlarda tanıdım ama bu gruptaki insanlar azınlıkta idi. Düşünsenize bir makine ustası, makine ayarı yaparken yanında çalışanlara makineyi nasıl ayarladığını göstermediğini, belki inanamıyorsunuz ama bu maalesef gerçektir. Çalışan usta işini kaybetmeme adına, bilgisini, yanındaki çırağa aktarmıyor. Neden? Çünkü, işveren çırağın işi öğrenip, ustadan almasını ve daha az maaşa aynı işi yaptırmayı planlıyor. Dolayısıyla, ustada işini kaybetmemek için, bilgisini kimseyle paylaşmıyor.

Peki, beyaz yaka? Bir yönetici müdür, yanında çalıştırdığı mühendisten tecrübelerini bilgisini saklar mı? Evet saklar. Aynı mantıkla, Yönetici de işini kaybetmeme adına, tecrübesini saklıyor. Hatta saklamayı geçtim, altındaki mühendis kendisini geçmesin diye, onu sürekli beceriksiz olarak lanse ediyor. Başarısız sonuçlar, çalışanlara başarı olunca yöneticiye ait gibi göstermeye çalışıyor. Yıllarca bu yanlışlar için mücadele ettim. Kötü niyetli yönetici olabileceği gibi, kötü niyetli çalışan da olabiliyor. Önemli olan bu insanları doğru tespit edip, işletmenin yapısına zarar vermeden firmadan uzaklaştırmaktır. İşverenlerinde ustanın altındaki çalışanların işi öğrendi diye, ustayı işten çıkarmaması gerekmektedir.

Çünkü, şirket kültürü ve bilgisi sürekli yeni nesillere aktarılmalıdır. Bunlar, şirketlerin know-how ıdır. Firma içinde güven ortamı tesis edilmeli ve herkes bilgisini birbirine aktarmalıdır. Ama, emin olun çoğu firmada bu sağlanamamaktadır. USB den çalışıp, akşam tüm bilgisayarını boşaltıp giden insanları tanıdım. Çok sert bir çalışma hayatı var ülkemizde, özellikle yeni mühendis kardeşlerime çok dikkatli olmalarını tavsiye ediyorum.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...