Ana içeriğe atla

VW Türkiye fabrikası


Değerli dostlar,

Geçen gün, VW nın ülkemize yatırım yapacağı haberini okudum. Bu haber beni yeni mezun mühendislik günlerime götürdü. 1998 yılı, Ford yeni fabrika yapacak, kıyamet kopuyor, vay efendim, ülke toprağı yabancı sermayeye peşkeş çekiliyor falan. Hükümet, karar alıyor, alınan karar iptal istemiyle Danıştay’a götürülüyor. Cehalet mi dersiniz, ihanet mi dersiniz. Bu ülke maalesef bu gibi görüşlere yıllarca itibar etti.

Bakın rahmetli Süleyman Demirel, o gün Ford fabrikası için neler demiş:

Adam 700 milyon doları cebine koyup gelmiş. Diyor ki, ‘fabrikayı buraya kurayım' diyor. Orası kavak ağaçlarıyla dolu. Ama zararı yok ki. 15 milyon dolar da harcayıp Kocaeli Tıp Fakültesi'ni ve üniversitenin eksiklerini tamamlayacak. Üstelik her yıl bu fabrikada üreteceği malların bir milyar dolarlık ihracatını da garanti ediyor. Buna itiraz ediyorlar.

Başbakan geliyor, bu fabrikanın yapılacağını söylüyor. Yapacaksın tabii. Al bu bahçeyi (Çankaya Köşkü bahçesi) vereyim, Çankaya bahçesini vereyim, yeter ki bu fabrika kurulsun. Kararnameyi hazırla, ben imzalarım. Bu bir uygarlık kavgasıdır. Bu kavga, okul, fen lisesi, güzel sanatlar lisesi, hastane, yol yapımı, gölet, baraj, hava meydanı yapma kavgasıdır.

Kavak ağacının 7-12 yılda mutlaka kesildiğini söyledim. Yani, orası orman değil...

Şimdi düşünsenize, o fabrika geçen gün gazetede okudum, 8 yıldır ihracat şampiyonu. Rahmetli Demirel o gün olaya el atmasaydı, belki bugün başka şeyler konuşacaktık. Ülkemize sağladığı katma değeri düşünün. Bataklık olan bir araziden elde edilen katma değeri.

Bugün de yine aynı şekilde, Alman devi VW Türkiye’de fabrika kurmayı planlıyor. Çok şükür bugün böyle tartışmalar görmüyoruz. Hepimiz, ülkemize yapılan yatırım için destek olmalıyız. Bu yatırımlar, yarın çocuklarımız için iş imkanı olacak. Ülkemiz için döviz olacak, vergi kazancı olacak.

Daha güzel yarınlara bakabilmemiz ümidiyle,

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fiyat düşürerek satış yapmak

Değerli dostlar, Sonuç olarak, şirketlerin varolabilmeleri için satış yapmaları gerekmektedir. Peki, nasıl satış yapacağız? Firma ticaretinden sorumlu, kişilerle konuştuğumda çoğu zaman maliyetlerden ve satış fiyatlarının yüksekliğinden yakınıyorlar. Herhangi bir ürünün satış fiyatını düşürerek yapılan satış çok da başarılı bir operasyon değildir. Şimdi, çoğu satış yöneticisi bana kızacaktır ama maalesef durum bu. İşletmelerin ticari faaliyetinden sorumlu yöneticiler, satış fiyatının dışında başka enstrümanlar bulmalıdırlar. İş sadece fiyat olsaydı, piyasada pahalı satan hiçbir firma kalmazdı. Ancak, işletmelere baktığımızda aynı sektörde pahalı satanında ucuz satanında bulunduğunu görebiliriz. Peki, o zaman pahalı ürün piyasada nasıl satılıyor? Bu soruyu sorduğunuzda çok fazla cevap alabilirsiniz. Denilen herşey de doğrudur. Yalnız şunu unutmamak lazım, eğer pahalı satan firma kar edip büyüyorsa, demek ki, doğru pazarlama ve satış stratejisi uygulamış, pahalı olmasına ra...

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...