Ana içeriğe atla

Değişen Dünya'da Pazarlama ve Satış yapmak


Değerli dostlar,

Çok ilginç bir zamanda yaşıyoruz. Tarihte hiçbir zaman bu denli hızda değişmemişti. Düşünsenize, sadece 40 yıl önce hayatını kaybetmiş bir insan bugün yeniden Dünya’ya gelse, öldüğü zaman ki Dünya’nın ne kadar değişmiş olduğuna inanamayacaktır. Bilgisayarlar, kameralar, dijital ürünler, yaşam şeklimiz, ticaret şeklimiz hepsi sadece 40 yılda ne kadar çok değişti.

Ancak, hala değişmemek için direnen organizasyonlar var maalesef. Hatta değişmemeyi üstünlük olarak görenler bile mevcut. Hayret etmemek elde değil. Dünya bu değişime nasıl ayak uydururum diye çabalarken biz değişmemek için çabalıyoruz. 12 yaşında bir kız çocuğu, kendisinden sadece 3 yaş küçük kardeşi için o farklı diyor. Küçük kardeşi, kendisinden farklı müzik dinliyor, farklı bilgisayar oyunları oynuyor, kahramanları kendisininkinden farklı. Aradaki fark sadece 3 yıl. Bu kadar hızlı bir değişime direnilir mi? Bu iki çocuğun talepleri birbirinden farklı, dolayısıyla ikisine de ayrı davranmak gerekiyor.

İşte önümüzdeki geleceğin zorlukları da burada başlıyor. Eski tip pazarlama satış kavramları değişiyor. Yeni düzene ayak uydurmak için farklı pazarlama stratejileri uygulamak gerekiyor. Bu yeni düzende, öne çıkan 2 büyük etken var. Teknoloji ve küreselleşme. Her ne kadar korumacı yaklaşımlar, son dönemde etkisini arttırsa da, bu iki büyük devrim, pazarlama ve satışın ana konularını oluşturuyorlar.

Bundan çok değil 5 – 10 yıl öncesine kadar, herhangi bir bilgisayar programını teknoloji marketlerinden alıyorduk. Şimdi ise, internetten indiriyoruz. Dünya’nın herhangi bir yerinden bir insan, internet vasıtasıyla, Dünya’nın diğer ucundan kitap alabiliyor. Pazarlama ve satışın şeklinin bu denli değiştiği bir dönemde değişime direnmek, intihar etmekten farksızdır.

Peki, biz ne yapıyoruz? Bu değişime ayak uydurmak için ne gibi önlemler alıyoruz. Pazarlama bir bilimdir ve ancak bilimsel yaklaşarak stratejiler üretebiliriz. Dünya’nın önde gelen şirketleri, öğrenen organizasyonlar oluşturmaya çalışıyorlar. Burada, amaç tüketici davranışlarını, hedef pazarları, rakipleri, tedarikçileri etkileyen gelişmeleri izlemek ve analiz edilmesine yardımcı olmaktır.

Pazarlama ve satış ile ilgili yazılarıma devam edeceğim,

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...