Ana içeriğe atla

İşletmeler için yararlı bilgi türleri


Değerli dostlar,

Hepimizin kabul ettiği gibi, veri artık yeni petrol olmuş durumdadır. Her birimiz kendi iş alanımızda ihtiyaç duyduğumuz verileri tespit edip, bu verileri nasıl elde edeceğimiz hususunda çalışmalar yapmalıyız.

İşletmelerin ticari faaliyetinin devamı için de bazı verilere ihtiyacı bulunmaktadır. Özellikle, satış ve pazarlama alanında, rakiplerin önüne geçebilmek için sizce hangi verilere ihtiyaç vardır.

Ben birkaç örnek ile size yardım etmek istiyorum. Öncelikle, makro ortam çok önemlidir. Globalleşen Dünya’mızda uluslararası para piyasalarının takip edilmesi çok önemlidir. Aynı zamanda, demografik eğilimler, Ekonomik eğilimler, yaşam tarzı eğilimleri, teknolojik gelişmeler, siyasal ve yasal düzenlemeler tabi ki pazarlama ve satışın önemli bir parametresidir. Bu gelişmeler mutlaka takip edilmeli ve gerekli stratejiler ve aksiyon planları bu gelişmelere göre alınmalıdır.

Başka nelere ihtiyacımız var? Ürünlerimizi sattığımız tüketicilerle ilgili bilgiye ihtiyacımız var. İşbirliği içinde olduğumuz, paydaş olduğumuz, tedarikçilerimiz hakkında bilgiye ihtiyacımız var. Tabi en önemlisi, rakip şirketlerle ilgili bilgiye ihtiyacımız var. Bu bilgileri borsadan, piyasadan, çeşitli araştırma dergilerinden, derneklerden elde edebiliriz.

Bir diğer önemli değişken ise, kendi şirketimizin içindeki gelişmelerdir. İşletmemizin satışları ve Pazar payları, işletmemizin satınalmaları, işletmemizin maliyetleri, Müşteri, ürün, kesim, satış kanalı, sipariş büyüklüğü, coğrafi konum açısından müşteri karlılığı da ayrıca takip edilmesi gereken diğer verilerdir.

Bu veriler, hem işletmemizin karlılığı, hem de işletmemizin Pazar payının büyümesine ciddi ölçüde katkı sağlayacaktır. İşletmelerin yapısına göre bu bilgi türleri çeşitlendirilebilir.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...