Ana içeriğe atla

Teknoloji fırsat mı? Tehdit mi?


Değerli dostlar,

Tüm işletmeler, bugünkü çağda teknolojinin gelişmesi tehditi altındadır. Çok değil daha 15 yıl öncesine kadar cep telefon pazarında Nokia Dünya lideri idi. Bir anda Apple ile başlayan dokunmatik telefon furyası koca Dünya devini bitirdi. Çok hızlı bir değişim var.

Daha öncesinde özellikle bizim kuşağın çok iyi hatırlayacağı müzik kasetleri vardı. Manyetik bant teknolojisine dayanan bir alt yapısı vardı. CD lerin piyasaya çıkması ile yok oldu, tabi yanında dev firmalar da battı. En önemli örneği Raks firmasıdır.

Sadece bunlar mı tabi ki hayır. Kodak hepimizin bildiği, analog kamera üreticisi firma, dijital kameraların yaygınlaşmaya başlaması ile zorlu bir döneme girdi.

Peki ne yapmalıyız. Dünyaca ünlü firmalar bunun için ürünlerine kendilerinin saldırdığı sistemler ile çalışıyorlar. Yani, rakipler kendi ürünlerine alternatif bir ürün çıkarmadan kendi Arge merkezleri, kendi ürünlerine alternatif ürünler çıkarmaya çalışıyorlar. Bu firmalara en güzel Örnek, Sony, Casio ve Canon gibi Japon şirketleri verilebilir. Örneğin, Casio, önce küçük bir hesap makinesi içeren, dijital bir saat piyasaya çıkardı. Sonrasında, çıkardığı diğer model, hafızasında 100 adet telefon numarası taşıyabiliyordu. Bundan sonra çıkan model ise, Dünya’nın çeşitli yerlerindeki saatleri gösterebiliyordu.

Sony de aynı şekilde, kendi ürünlerini yoketme pahasına yeni ürünler için çalışmaktadır. Sony’nin eski yönetim kurulu başkanı Akio Morita piyasaya örneğin, walkman gibi yeni bir ürün çıkardıktan sonra 3 ayrı ekip kurar ve bu ekiplerden ürün üzerinde değişiklikler yapmasını hatta bir ekipten walkmanin artık tamamen modası geçmiş bir ürün haline getirecek çalışmalar yapmasını isterdi.

İşte böyle, siz kendinizi geliştirmezseniz, bir gün biri gelir. Tüm hikayenizi sonlandırır. İnovatif olmanız dileğiyle,

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...