Ana içeriğe atla

De Sitter genişlemesi


Değerli dostlar,

Evrenin ilk yaratıldığı anlardaki halini anlatmaya devam ediyorum. Sıcaklık çekirdeğin yoğun sıcaklıktan dolayı parçalanmadan şekillenebilmesine olanak sağlayacak şekilde düştü. Hidrojen helyuma kaynaştı ve şu an ki, % 75 hidrojen ile, % 25 helyum oranını yarattı. Eser miktarda lityum oluştu ancak daha yüksek elementlerin kaynaşması durdu. Evren serbest elektronlar tarafından dağıtılan ışık ile geçirimsizdi. Bu en ilkel ateş topunun, sonunun işaretiydi.

380 bin yıl sonra, Sıcaklık 3000 Kelvin dereceye düştü. Atomlar ısı tarafından parçalara ayrılmadan elektronlar halinde biçimlenerek, çekirdeğin çevresinde konumlandı. Fotonlar artık, soğurulmadan serbestçe dolaşabiliyordu. Bu durum COBE ve WMAP tarafından ölçülen ışınımdır. Bir zamanlar geçirimsiz ve plazma ile dolu olan evren şimdi saydam olmuştu. Gökyüzü ise, beyaz yerine artık siyah hale gelmişti.

1 milyar yıl sonra, sıcaklık 18 dereceye düşmüştü. Kuasarlar, galaksiler ve galaksi kümeleri büyük oranda orijinal ateş topundaki, ufak kuantum dalgalanmalarının yan ürünleri olarak yoğunlaşmaya başladı. Yıldızlar, karbon, oksijen veya azot gibi, hafif elementleri pişirmeye başladı. Patlayan yıldızlar gökyüzüne demirden daha ağır elementleri püskürttü. Bu, Hubble uzay teleskopu tarafından, derinlemesine incelenebilen en uzak dönemdir.

6,5 Milyar yıl sonra, Friedmann genişlemesi gitgide sona erdi ve evren ivmelenerek bugün de halen anlaşılamamış olan gizemli bir karşıt kütle çekim kuvveti tarafından yönlendirilen De Sitter genişlemesi adındaki bir evresine girdi.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...