Ana içeriğe atla

Determinizm


Değerli dostlar,

Determinizm hakkında ne düşünüyorsunuz? Yüzyıllardır, evren, madde ve yaratılış hakkında insanlar araştırma yapıyorlar ve merak ediyorlar. Kuantum kuramı, keşfedildikten sonra, iş daha da ilginç bir hale geldi. Kuantum kuramı insanlara ne kadar saçma gelse de, ne kadar anlamsız gözükse de, tüm zamanların en başarılı fizik kuramıdır.

Kuantum kuramı, kaderimiz ile ilgili de bazı varsayımlar ileri sürer. Felsefeciler, teologlar ve bilim insanları geleceğin ve kaderimizin bilinebilir olup olmadığı ile ilgili yüzyıllardır fikirler ifade etmişlerdir. Hem Newton, hem de Einstein, yaşanacak olan tüm olayların ilkesel olarak belirlenebileceğini açıklayan belirlenimcilik kavramına inanıyorlardı. Newton’a göre Evren, zamanın başlangıcında Tanrı tarafından kurulmuş devasa bir saatti. O zamandan beri zaman, üç hareket yasasına uygun, son derece öngörülebilir bir şekilde ilerliyordu. Gerçekten de şu an tüm evrendeki, yıldızların gezegenlerin hareketlerini hesaplayabiliyoruz. Napoleon’un bilim danışmanı, Laplace, Newton’un yasaları kullanılarak, geçmişe bakıldığı gibi, geleceğinde aynı keskinlikte öngörülebileceğini yazdı. Eğer, herhangi bir varlık, evrendeki tüm parçacıkların konumunu ve hızını bilirse, böylesi bir zekaya sahip biri için, hiçbir şey belirsiz olmazdı. Gelecekte, tıpkı geçmiş gibi gözlerinin önünde olurdu. Bu itiraf, aslında bizim kader dediğimiz ve herşeyin Tanrı tarafından bilindiği kavramınında açıklaması oluyordu.

Newton ve Einstein’a göre, özgür irade, kendi kaderimizin efendisi olmamız, bir yanılsamadan ibaret idi. Gerçeklikteki sağduyu kavramı, yani dokunduğumuz somut nesnelerin gerçek ve belirli durumda varolmasına Einstein “nesnel gerçeklik” adını vermişti.

Einstein, belirlenimcilik ile ilgili şu ifadeleri kullanmıştır. “Her şey belirlenmiştir, …..üzerlerinde hiçbir denetimimiz olmayan kuvvetler tarafından… hem böcekler, hem de yıldızlar için… İnsanoğlu, sebzeler, hayvanlar, kozmik toz, hepimiz, gizemli bir zaman süresince, uzaktan şarkı söyleyen görünmez bir oyuncuya dans ederiz.” Gerçekten çok ilginç ifadeler. Bilimin, Tanrı’yı keşfi.

Peki, ya Özgür irade? Herşey belirlenmiş ise, biz kimiz?

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...