Ana içeriğe atla

Lider profilleri


Değerli dostlar,

Firmalarımızın yönetim şekilleri ve yönetici profilleri ile ilgili araştırmalar yapıyorum, kitaplar okuyorum. Çok ilgi çekici çalışmalar var. Liderler, tabi ki firmaların büyümesinde, gelişmesinde çok önemli ancak liderin şirketi kendisine bağlaması o derecede yanlış.

Yapılan incelemeler de liderlik düzeyleri belirlenmiş ve işletmelere en faydalı liderlerin, kendisinden sonra devam edebilen şirketler yaratan, hatta daha da büyüyen, firma liderleri olduğu tespit edilmiş. Öyle şirketler var ki, liderin gelmesi ile ciddi büyüme kaydetmiş ancak kendisinden sonra iflasa sürüklenmiş. Sizce, bu doğru bir yönetim şekli midir? Daha açık örnekler vereyim işletmelerimizde, bölüm yöneticilerinde dahi, bilgiyi saklayan, kendinden sonra gelebilecek yöneticiyi yetiştirmeyen, hatta koltuğunu kaybetme korkusuyla, sürekli düşük profilli insanlarla çalışmak isteyen yöneticiler vardır. Kendileri işlerinde çok başarılı olabilirler, ancak işletmeler için hiçte iyi olmayan bir yapıyı ve yönetim anlayışını temsil ederler. Genellikle, sistem kurulmasına karşı olurlar. Çünkü, sistem kurulursa, kendi güçlerinin kaybolacağını düşünürler. Yönettikleri süreçleri tamamen kendi bilgi seviyeleri ile yönetmeye çalışırlar. Mümkün mertebede bilgilerini paylaşmak istemezler. Böylece, firmasını kendi çıkarları doğrultusunda, bir oyun alanına çevirirler. Çoğu zaman, işletmelerde vazgeçilmez oldukları düşünülür. Herkes onların bilgi seviyesine özenir. Hatta, işverenler dahi onları el üstünde tutmaya çalışır. Ancak, işletmeler için aslında en zararlı çalışan profilidir bu tip çalışanlar.

Konu ile ilgili olarak, Jim Collins’in yazdığı, “İyiden mükemmel şirkete” isimli kitaptan size, liderlerin sınıflandırılması ile ilgili kısmı yazayım. Yazar, liderleri 5 düzeye ayırmış.

1. Düzey, Yeteneği, bilgisi, becerisi ve çalışma ortamına uyum sağlayan, karakteriyle, üretken katkıda bulunan yönetici profilidir.

2. Düzey, Ekip olarak hedeflerine varılmasını sağlamak amacıyla, bireysel yeteneklerini sürece katan ve ekipteki diğer üyelerle uyum içinde çalışan yönetici profilidir.

3. Düzey, Önceden belirlenmiş hedeflere varmak için, insanları ve kaynakları etkin bir biçimde organize ederek yönlendiren yönetici profilidir.

4. Düzey, Açıkça ifade edilmiş, zorlu bir vizyona bağlıdır ve kararlılıkla o vizyonu izler. Varolandan daha yüksek standartlara ulaşmak için herkesi teşvik eden yönetici profilidir.

5. Düzey, en yüksek profil, Kişisel olarak mütevazi, geri planda kalmayı tercih eden, sakin, hatta utangaç, alçak gönüllükle, mesleki planda irade ve yaptırım gücünün paradoksal karışımı olan, kendi çıkarları ve ya da ünleri yerine, şirketin başarısı konusunda kafa yoran, şirketlerine tutkuyla bağlı, kendisinden sonra şirketin daha da başarılı olmasını isteyen yönetici profilidir.

Sizin şirketiniz de hangi profile uygun yönetici var?

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fiyat düşürerek satış yapmak

Değerli dostlar, Sonuç olarak, şirketlerin varolabilmeleri için satış yapmaları gerekmektedir. Peki, nasıl satış yapacağız? Firma ticaretinden sorumlu, kişilerle konuştuğumda çoğu zaman maliyetlerden ve satış fiyatlarının yüksekliğinden yakınıyorlar. Herhangi bir ürünün satış fiyatını düşürerek yapılan satış çok da başarılı bir operasyon değildir. Şimdi, çoğu satış yöneticisi bana kızacaktır ama maalesef durum bu. İşletmelerin ticari faaliyetinden sorumlu yöneticiler, satış fiyatının dışında başka enstrümanlar bulmalıdırlar. İş sadece fiyat olsaydı, piyasada pahalı satan hiçbir firma kalmazdı. Ancak, işletmelere baktığımızda aynı sektörde pahalı satanında ucuz satanında bulunduğunu görebiliriz. Peki, o zaman pahalı ürün piyasada nasıl satılıyor? Bu soruyu sorduğunuzda çok fazla cevap alabilirsiniz. Denilen herşey de doğrudur. Yalnız şunu unutmamak lazım, eğer pahalı satan firma kar edip büyüyorsa, demek ki, doğru pazarlama ve satış stratejisi uygulamış, pahalı olmasına ra...

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...