Ana içeriğe atla

Goldilocks


Değerli dostlar,

Yıllardır, Dünyamızın yaşam için ne kadar elverişli bir konumda olduğunu okuruz, duyarız. Peki nedir, bu yaşama uygun olaylar? Bugün, bilim insanları Dünya’nın Güneş’e göre yeryüzünde yaşama olanak sağlayan “Goldilocks” bölgesinde yani, evrensel çözücü madde olan sıvı suyun yaşamın kimyasallarını yaratabileceği uzaklıkta var olduğunu söyler.

Eğer, Dünya’mız Güneş’ten daha uzak bir konumda olsa idi, sıcaklıklar, suyu hatta CO2 i bile dondurup, sert ve verimsiz bir yüzey yarattığı Mars gezegeni gibi donmuş bir çöle dönerdi. Mars’taki toprağın altında bile kalıcı bir şekilde donmuş su ve CO2 bulunur. Eğer, Dünyamız, Güneş’e daha yakın olsaydı, o zaman Venüs gibi, atmosferi CO2 den oluşan, aynı bir sera gibi, Güneş ışınlarının kaçamadığı ve sıcaklıkların 500 santigrad dereceye ulaştığı bir gezegen olurdu. Başka örnekler de vereyim, geceleyin bize ışık veren Ay’ımız, Dünya’mızı yörüngede tutmak için tam da olması gereken boyuttadır. Ay daha küçük boyutta olsa idi, Dünyamızın spininde sapmalara neden olur ve bu da milyonlarca yıl içinde, Dünya’mızın sallanmasına ve iklim değişikliklerine sebep olup yaşama olanak sağlamaz idi. Benzer biçimde, Jüpiter gezegeni, uçsuz bucaksız kütle çekimi ile göktaşlarını dış uzaya savurmada yardımcı olur. Jüpiter, daha ufak ve kütle çekimi daha zayıf olsaydı, güneş sistemimiz göktaşları ile dolar ve bunlar okyanuslara dalarak, yaşamın oluşmasını engellerdi. Jüpiter de tam olması gereken yer de ve büyüklüktedir.

Bunun dışında, Dünya’mız biraz daha küçük olsaydı, kütleçekimi o kadar zayıf olurdu ki, oksijeni tutamazdı. Daha büyük olsa idi, bu seferde yaşamı olanaksız kılan en ilkel zehirli gazların çoğunu korumayı sürdürürdü. Dünya, yaşama olanak sağlayacak, atmosfer düzenini oluşturacak, tam da olması gereken ağırlığa sahiptir. Aynı şekilde, Dünya’mız, galaksimizin, merkezinden yaklaşık olarak 3 te 2 mesafede yer aldığı şekilde tam da olması gereken yerdedir. Eğer, biraz daha yakın olsa idi, ışıma alanı öylesine yoğun olurdu ki, yaşam imkansızlaşırdı. Eğer, biraz daha uzak olsa idi, bu seferde yaşamın gerektirdiği elementler yeteri kadar bulunmazdı.

Mucizelerin ortasında bir zeki yaşam…

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...