Ana içeriğe atla

Yeni iş ortamı


Değerli dostlar,

Çok hızlı değişen bir dönemde yaşıyoruz. Müşteri profilinden tutun, ürün yaşam ömürlerine kadar her şey değişiyor. Çok iyi olduğunu düşündüğünüz bir ürün çok kısa bir zaman içinde, yok olabiliyor. Teknolojinin hızla değiştiği bu dönemde işletmeler, müşterilerinin gelecekteki ihtiyaçlarını önceden tahmin ederek, sunacakları yeni ürün veya hizmetlerini tasarlamak, yeni teknolojileri hızla mal veya hizmet üretim süreçlerine adapte etmek zorundadır. Daha uzun yaşam sürecine sahip ürünler dahi, uzun süre başarılarını devam ettirebilmeleri için, üretim yöntemlerini ve ürünlerinin sağladığı faydayı sürekli geliştirecek çalışmalar yapmaları gerekmektedir.

Endüstri çağında, şirketlerin en önemli kaynağı, üretimi yapan iş gücü idi. Bu grupta çalışan insanlar akıllarını değil çoğu zaman, fizik güçlerini kullanarak işlerini yaparlardı. Şimdi ise, 4. Sanayi devrimi ile artık otomasyonun ve robotların üretime girmeleri ile şirketlerde geleneksel üretim işlerinde çalışan işçilere olan ihtiyaç azalmıştır. Artık, rekabetçi piyasa da mühendislik, pazarlama, ar-ge, yöneticilik gibi analitik fonksiyonlara ihtiyaç vardır. Direkt mal veya hizmet üretimi yapan çalışanlarda bile kalite arttırıcı, maliyet düşürücü, verimlilik arttırıcı çalışmalar yapan çalışanlar tercih edilmektedir. İnsanlardan makineleri seyretmeleri değil, düşünmeleri, problem çözmeleri, verimliliği arttırmaları beklenmektedir. Günümüzde artık tüm çalışanlar tecrübe ve bilgileri ile işletmelerine katma değer sağlamalıdır.

Bu sebeple, her çalışana değişen piyasa koşullarına uyum sağlayabilmeleri ve değer yaratabilmeleri için yatırım yapılmalıdır. Her yapılan iyileştirme, şirket performansında önemli düzeyde gelişme sağlar. Amaç, performansta sürekli iyileştirmeler yaparak, şirketlerin bilgi çağının rekabetçi ortamında başarılı olmalarını sağlamaktır.

Peki bu değişken ortamda geleceğe nasıl hazırlanmalıyız? Hangi öncü göstergeleri firmamızda takip etmeliyiz? Finansal raporlamalar, bizi gelecekte yaşayabileceğimiz sorunlardan korur mu? Devamı bir sonraki yazımda…

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...