Ana içeriğe atla

Şirketlerin yaşam döngüleri


Değerli dostlar,

İşletmelerin de insanlar gibi yaşam evreleri vardır. Kurulurlar, büyürler, olgunluk evresine ulaşırlar ve eğer kendilerini geliştirmezlerse ekonomik ömürlerini bitirirler. Örnek verecek olursak, CRT TV ler, analog kameralar gibi ürünler üreten firmalar düşünülebilir. Kendilerini geliştiremeyen, değişen çağa ayak uyduramayan şirketler yok olmak durumundadır.

Bu sebeple, işletmeler ekonomik yaşam süreçlerinin farklı dönemlerinde farklı stratejiler, farklı amaçlar geliştirebilirler. İşletme stratejisi teorisinde, Pazar payını arttırma aşamasından, konsolidasyon, pazarı terk etme ve tasfiye aşamalarına kadar, bir işletmenin uygulayabileceği farklı stratejiler önerilmektedir. Bu aşamalar aşağıda genel hatlarıyla verilmiştir:

Ø  Büyüme
Ø  Sürdürme (Koruma)
Ø  Hasat (Sonuçlandırma)

Büyüme aşamasında şirketler, yaşam süreçlerinin başlangıcındadırlar. Önemli ölçüde büyüme potansiyeli olan ürün ve hizmetlere sahiptirler. Bu potansiyelden faydalanmak için, firmalar, yeni ürün veya hizmet geliştirmek, üretimlerini arttırmak için yatırımlar yapmak, pazarlama ve satış faaliyetlerini güçlendirmek için yeni sistem altyapı ve dağıtım ağları kurmak gibi çeşitli alanlara yatırım yaparlar. Büyüme aşamasındaki şirketlerde nakit akışı eksi değerde ve sermayenin karlılık oranı da çok düşük seviyelerde olabilir. Bunun sebebi, gelecek için yapılan yatırımın, elde edilen kardan ilk yıllarda daha yüksek olmasıdır. Büyüme aşamasındaki şirketlerin amacı, hedeflenen pazarlar, müşteri kesitleri ve bölgelerdeki satışların yüzdesel olarak artış oranları olmalıdır.

Sürdürme aşamasındaki şirketler ise, karlılıkla bağlantılı olan finansal hedefler belirleyecektir. Bu ölçütler, geleneksel olan brüt kar, işletme geliri, yatırımın karlılığı, sermayenin karlılığı gibi değerlerle ifade edilebilir.

Bazı işletmeler ise yaşam süreçlerinin olgunluk devresindedirler. Bu işletmeler, büyüme aşamasında yatırımlarını yapmış artık yatırımlarının karşılığını almayı hedefleyen şirketlerdir. Bu aşamadaki şirketlerin temel amacı, şirkete giren nakit akışını maksimum düzeye çıkarmaktır. Hasat aşamasındaki şirketlerin genel finansal amaçları, nakit akışının bir değer kaybı olmadan sürdürülmesi ve sermaye ihtiyacının azaltılmasıdır.

Yukarıda anlattığım nedenlerden ötürü her şirketin öncelikle şirketin hangi aşamada olduğunu tespit etmesi ve arkasından da ona uygun stratejiler geliştirmesi gerekir. Normal bir seyir izlediği takdirde, her şirket bu aşamalardan geçecektir. Bu aşamalar, onlarca yıl sürebilir. Fakat kimi zaman, olgunluk döneminde veya hasat aşamasında olan bir şirket beklenmedik bir şekilde büyüme aşamasına geçebilir. Teknolojide, pazarda veya yasalarda olan bir değişiklik olgunluk devresinde olan bir ürün veya hizmeti yüksek oranda büyüme potansiyeli olan bir ürün veya hizmete çevirebilir. Böyle bir değişim tabii ki, şirketin finansal ve yatırım amaçlarını da değiştirecektir. Bu sebeple düzenli aralıklarla finansal amaçlar ve stratejilerin gözden geçirildiği toplantılar yapılıp, mevcut durumun analiz edilmesi ve teyid edilmesi gerekir.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...