Ana içeriğe atla

Başarılı strateji örnekleri Örnek 1


Değerli dostlar,

Zaman zaman size şirket stratejilerinden örnekler veriyorum. Bugün de size başarılı bir örnek vereceğim. İsmini vermeyeceğim bir bankanın stratejisini anlatacağım. Banka, gelirlerini incelediğinde, gelirlerinin % 80 inine yakın kısmını mevduat müşterilerinden kazandığını tespit ediyor. Buradaki karlılıkta çok düşük olduğu için, banka istenen karlılık oranına ulaşamıyor.

Banka, karlılık oranını ve gelirlerini arttırmak için çift amaçlı bir strateji belirliyor. Birinci strateji, mevcut müşterilere ilave ürünler sunarak, gelir kaynaklarını arttırmak. İkinci strateji ise, kar getirmeyen müşterileri, daha az maliyetli kanallara ( örneğin elektronik bankacılık gibi) yönelterek operasyonel verimliliği arttırmak. Birinci strateji geliri arttırırken, ikinci strateji, maliyetleri düşürecek, böylece hem gelir artışı, hem de maliyet düşüşü sebebiyle istenen karlılık oranına ulaşılmış olacaktı.

Gelir artışı stratejisinin temeli, gelirlerin bileşimini arttırmak üzerine kurulmuştu. Bu amaç, mevcut müşteri tabanı üzerine odaklanılacağı, daha geniş hizmetten yararlanmak isteyebilecek müşterilerin belirleneceği ve bu hedef müşterilere genişletilmiş finansal ürün ve hizmetlerin sunulacağı anlamını taşımaktaydı. Fakat, banka yöneticileri, bankanın müşterilerini analiz ettiklerinde, mevcut müşteriler bankayı, fonlar, kredi kartları, ev, taşıt kredileri ve finansal danışmanlık gibi geniş çapta finansal ürünler için başvuracakları bir kaynak olarak görmediklerini tespit ettiler. Bunun üzerine yeni stratejinin başarılı olabilmesi için, müşterilerin banka hakkındaki düşüncelerinin değiştirilmesi ve sadece çekler ve mevduat ile ilgili işlem yapan bir banka değil, bir finansal danışman olarak algılamaları gerektiğine karar verdiler.

Bu şekilde, finansal amaç, “Gelirlerin bileşimini arttırmak” müşteriye sunulacak değer teklifi ise, “müşterilerin finansal danışmanlığımıza güvenini arttırmak” olarak belirlenmiştir.

Peki, bu amaca ulaşmak için neler yapılması gerekiyordu? Bunu da bir sonraki yazımda anlatacağım.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...