Ana içeriğe atla

Büyük hedefler, küçük adımlar


Değerli dostlar,

İşletmelerimizde, çoğu zaman problemler, karmaşıklığı içerisinde çözümsüzlük içinde kalmaktadır. Problemin çözülememesinin asıl kaynağı da budur zaten. Gerek küçük problemler, gerekse de büyük stratejilerle ilgili aksiyon planları hazırlanırken, küçük adımlar, küçük hedefler belirlenerek istenen hedefe daha kolay ulaşılabilinmektedir.

Amerika’da yerleşik bulunan bir zincir mağaza firması, şirketin uzun dönem stratejik planını hazırlarken belirlediği hedeflerin ulaşılabilirliği ile ilgili olarak, anlattığım bu konsept çerçevesinde uzlaşı sağlamada sorun yaşamıştır. Şirket, gelecek 5 yıl içinde firma gelirinin 2 katına çıkarılması gibi büyük bir hedef belirlediğinde, firma yöneticileri ilk etapta bu hedefin gerçekleşme olasılığının neredeyse imkansız olduğu düşünmüşlerdi. Ancak, daha sonra firma CEO sunun liderliğinde ve tüm yöneticilerin katılımıyla, sebep sonuç ilişkileri performans modelini baz alan bir senaryo geliştirme modeli yapılarak, firma yöneticilerinin önerileri ile gelir artışı hedefinin tutturulabileceği ispatlandı. Yöneticiler, gelir artışı hedefini, farklı alanlarda gerçekleştirilmesi gereken artışlar halinde ayrıştırdı:

1-      Yeni mağaza sayısı
2-      Her mağazaya çekilen yeni müşteri adedi
3-      Gerçek alıcı haline dönüştürülen ziyaretçilerin yüzdesi
4-      Mevcut müşterilerin korunması
5-      Müşteri başına ortalama satış tutarı

Birkaç farklı senaryo geliştirildi ve değerlendirildi. Kabul edilen senaryo, geleneksel bölgelerin dışında yerleşik yeni bir mağaza tipi yaratılmasını önermekteydi. Bu fikir üzerinde biraz daha etraflıca çalışma ve değerlendirme yapıldığında, yöneticiler bu senaryonun uygun ve mantıklı olduğu kanısına varmışlardır. Çalışmanın sonunda, şirket stratejisinde senaryoya uygun değişiklikler yapılmış ve yeniden değerlendirilen bu strateji tüm yöneticilerin satışlarını 2 katına çıkarılması hedefini kabul edip sorumluluk üstlenmelerini sağlamıştır.

Senaryo geliştirme yöntemi ile ilk bakışta ulaşılması imkansız gibi görünen bir hedef daha küçük hedefler haline ayrıştırılmış ve bu küçük hedefler gerçekleştirildiği takdirde esas hedefe ulaşmanın imkansız olmadığı ispatlanmıştır.

Büyük hedeflere giden yolda küçük adımlar, küçük hedefler belirleyerek gideceğimiz hedefe daha kolay gidebiliriz.

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...