Ana içeriğe atla

Prosedürlerin yalınlaşması


Değerli dostlar,

Kalite yönetim sistemleri gereği, işletmelerde prosedürler, süreçler oluşturuyoruz. Bu yönergeleri uyguluyoruz. Ancak, işletmelerde bu talimatlar doğru kurgulanmadığı zaman ciddi sorunlara yol açmaktadır. İlk bakışta doğru gibi gözüken ve hatta uygulandığında doğru sonuçlar veren yönergeler aslında sistemin istediği, işletmelerin verimlilik hedeflerine uymayan şekilde tasarlandıkları için şirketlerde sorunlar yaratmaktadır.

Tabiki, prosedürlerimiz, süreçlerimiz olacak ve biz bu kurallar dahilinde işlerimizi yöneteceğiz. Ancak, bu kurallar, pratik, kolay, uygulanabilir, İngilizce “user friendly” dediğimiz şekilde tasarlanmalıdırlar. David Pogue’un ifade ettiği gibi, “simplicity sells” evet, basitlik satar. Çünkü kullanımı kolaydır ve herkes işini çabuk ve kolay bir şekilde yapar. Hem sistem doğru işler, hem de uygulayan verimsiz birçok operasyondan kurtulur. Hele de günümüzde, dijitalleşmenin bu kadar ilerlediği bir dönemde, hala birçok bürokrasinin şirketlerde uygulanması yalın düşünceye aykırı bir sistem yaratmaktadır. Düşünsenize, en çok bürokrasinin hakim olduğu devlet mevzuatlarında bile artık dijitalleşme ile bu durumlardan vazgeçilmiş, işler kolaylaştırılmıştır.

Burada en önemli konu, bu prosedürleri, süreçleri tasarlayan kişilerin vizyonları, olaylara bakış açıları, yalın düşünce gibi sistemlere hakim olmaları ve dolayısıyla bu tip yönergeleri tasarlarken, bu kıstasları dikkate alarak talimatlar hazırlamalarıdır. En basitinden örnek verecek olursak, dijitalleşme öncesinde bankacılık işlemleri vardı ve tıkır tıkır işliyordu. Kalite yönetim sistemleri açısından baktığımızda, işlemler yönetim sistemlerine uygun işliyordu. Ancak, çok fazla operasyondan ibaretti. Herhangi bir kişi birisine para göndermek istediğinde, evinde oturduğu koltuktan kalkıyordu, üstünü değiştiriyordu, oturduğu evden dışarı çıkıp, bankaya gidiyordu, bankada gişe önünde sıraya giriyordu, arkasından sıra kendisine gelince banka memuruyla konuşup, belli bir ücret de ödeyip parasını gönderiyor ve arkasından aynı şekilde evine geri dönüyordu. Operasyona baktığımızda kişi istediğini yapabilmişti. Ama, çok fazla efor ve zaman kaybetmişti. Yalın düşünce de hep konuştuğumuz değer kavramının dışında birçok faaliyet gerçekleştirmişti. Dijitalleşme ile bu birçok değersiz operasyon bertaraf edilmiş ve süreç yalınlaşmıştır. Şimdi hepimiz cep telefonlarımızdan veya bankaların internet şubelerinden paramızı saniyeler içinde çok kolay bir şekilde gönderebilmekteyiz. İşletmelerde de operasyonlar, prosedürler bu fikre dayandırılarak tasarlanıp, yalınlaştırılmalıdır.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...