Ana içeriğe atla

Gezegenler arası yolculuk

 Değerli dostlar,

Gezegenler arası yolculuk, seyahat sizce ne kadar uzak? Belki biz göremeyeceğiz, ama ben çok yakın bir gelecekte insanoğlunun bu büyük hedefi başaracağına inanıyorum. Mayıs ayının sonlarında bildiğiniz üzere çok önemli bir deneme yapıldı. Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketi, ilk yeniden kullanılabilir roket Falcon-9 ile uzaya, bir uzay aracı gönderdi. Uzay aracı başarıyla, ISS uzay üssüne kenetlendi.

Fırlatılan roket ise, fırlatılışının hemen ardından Atlantik okyanusundaki insansız yüzer platforma indi. SpaceX’in sahibi Elon Musk "olağanüstü duygular" yaşadığını belirterek, Falcon-9’un başarısının 18 yıllık emeğin ardından gerçekleştiğini ve bunun "Mars’ta medeniyet kurmanın ilk adımı olduğunu umut ettiğini’’ söylemiş. İlk uzay çalışmalarını düşündüğümde gelinen noktanın ne kadar özel olduğunu anlıyorum. Robert Goddard ile başlayan roket serüveninde size Goddard’dan ve roket tasarımı ve roket üretiminde ne kadar zorluklar çektiğinden kısaca bahsetmiştim. Hatta ne kadar alay konusu olduğunu, New York Times gazetesinin kendisi hakkında ne kadar küçük düşürücü yazılar yazdığını söylemiştim. Arkasından gelen Wernher von Braun’un ilk roketleri tasarlaması ve 2. Dünya savaşında İngilizlere karşı kullanması ile roketlerin ne kadar stratejik ürünler olduğu tekrar anlaşılmıştı. Ancak esas ilgi, Rusların uzay programı ile arttı. Ekim 1957 de, o zamanki adıyla Sovyetler Birliği, ilk yapay uydu Sputnik’i uzaya fırlattığında, ABD, roket biliminde, Dünya’yı Sovyetler Birliğinin yönettiğini anlamıştı. 1957 de, Sputnik 2, Dünya yörüngesine çıkan ilk köpeği taşıdı. Lunik 1, Ay’ı aşan ilk roket oldu. Lunik 2, Ay’a çarpan ilk roket oldu. Lunik 3, Ay’ın arka yüzeyini fotoğraflayan ilk roketti. Sputnik 5, uzaydan sağ salim dönen ilk hayvanları taşıdı. Venera 1 ise, Venüs’ü aşan ilk roket oldu.

Rusların başarıları, ABD de şok etkisi yaratmış ve ABD’nin Nasa’yı kurmasına sebep olmuştu. Arkasından harcanan paralar ve çabalar sonucu, Ay programı hazırlandı. Von Braun, o zamana kadar yaptığı en büyük roket olan Saturn 5 in yapımında NASA’ya yardım etti. Bu roket gerçekten bir mühendislik harikasıydı. Özgürlük anıtından yaklaşık olarak 20 metre daha uzundu. Dünya’nın çevresindeki yörüngeye 140 ton yük çıkarabiliyordu. En önemlisi ise, büyük yükleri saatte 40 bin km yi aşan bir hızla, yani Dünya’nın kurtulma hızında gönderebiliyordu.

Nihayetinde, 1969 yılında insanoğlu rüyalarını süsleyen, kitaplara konu olan Ay’a ayak basmıştı. Saturn 5 bugün bile, Dünya’nın yakın yörüngesine insan taşımayı başarmış tek rokettir. Nereden, nereye bugün Mars’ta araç gezdiriyoruz. Gelecek beni heyecanlandırıyor. Daha büyük keşifleri görmek umuduyla,

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...