Ana içeriğe atla

Elon Musk Bölüm 1

 Değerli dostlar,

Zaman zaman size önemli bilim insanlarının hayatları ile ilgili bilgiler veriyorum. Genelde eski zamanlarda yaşamış insanlar oluyorlar. Bugünkü rahatımızı, konforumuzu ağırlıklı olarak o bilim insanlarına borçluyuz. Bugün de size yine bir bilim insanından bahsedeceğim. Ama bir fark var, bu insan hala yaşıyor. Projelerini okuyunca, heyecan duyuyorum. Kendini yeniliğe, gelişime adamış bir insan. Elon Musk.

Kısaca biraz bilgi vereyim. Musk, Güney Afrika doğumlu. Aynı jenerasyonuz. Onun içinde belki biraz gurur duyuyorum. 28 Haziran 1971 doğumlu. Musk, Kanadalı bir anne ve Güney Afrikalı bir beyaz babanın çocuğu olarak, Pretoria, Güney Afrika'da büyüdü. Musk, doğduğundan beri, uzay programına düşkün bir çocuktu. Babasınında mühendis olması sebebiyle, çocukluğundan beri uzay ve yıldızlar ile ilgilendi. Musk, insanlığın sonunun ancak yıldızlara yolculukla önlenebileceğini düşünüyordu. Bu sebeple, birgün mutlaka roket yapacağı hayali ile büyüdü. Sadece, bilimsel çalışmalarla değil, ticari zekası ile de ön plana çıkıyordu.

10 yaşındayken, bilgisayar programı yazabiliyordu. Blaster isimli ilk video oyununu, 12 yaşında 500 USD ye sattı. 12 yaşındaki bir çocuk için iyi iş çıkarmıştı. Kabına sığmıyordu. 17 yaşına geldiğinde, kendi başına Kanada’ya göç etti. İki kariyer arasında karar veremiyordu. Fizik mezuniyeti ve mühendislik altyapısı ile roketler ve başka yüksek teknolojik cihazlar tasarlayacağı bir yolda mı ilerlemeliydi? Yoksa, ticaret ve bilgisayar becerileri ile mi devam etmeliydi?

1995 yılında, doktoraya başlamasından henüz 2 gün geçmiş olmasına rağmen, okulunu bıraktı ve internet programları Dünya’sına daldı. 28 bin USD borç bulup, gazete yayıncılığı endüstrisine çevrimiçi şehir rehberi üreten bir yazılım firması kurdu. 4 yıl sonra, firmayı, 341 milyon USD ye Compaq e sattı. Bu satıştan 22 milyon USD kazandı. Bu parayı da hemen, ileride PayPal’e dönüşecek olan X.com adlı yeni şirkete yatırdı. 2002 de Ebay, PayPal’ı 1,5 milyar USD ye satın alınca, Musk da 165 milyon USD nin sahibi oldu.

Devamı bir sonraki yazımda,

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...