Ana içeriğe atla

Muhakeme

 Değerli dostlar,

Firmalarda yaşanan bir diğer problem, çalışanların nasıl davranacaklarına çoğu zaman karar verememeleridir. Firmalarda çalışanların nasıl hareket edecekleri ile ilgili, prosedür, talimat veya yönerge gibi dökümanlar mevcuttur. Çalışanlar bu dökümanlara uygun hareket etmeye çalışırlar. Ancak, firmalarda yaşanan herşeyin bu kalite belgelerinde yazılması mümkün değildir. Davranışsal konularda çoğu kavram açıklanabilirken, diğer operasyonel ve finansal konularda bu mümkün olmamaktadır.

Eğitim sistemimizden kaynaklı olarak ezberci anlayışımız, maalesef insanımızdaki muhakeme yeteneğini sınırlamış ve neredeyse muhakeme edemeyecek noktaya getirmiştir. Firmalarda yaşanan olayların neredeyse sayılamayacak kadar çok alternatifinin olması, herşeye talimat yazılmasını imkansız kılmaktadır. Özellikle karar verme noktasında çoğu zaman çalışanlar nasıl karar verecekleri, neye dayanarak karar verecekleri konusunda zorlanmaktadır. Aslında toplam kalite yönetimi sisteminin içinde karar verme süreçlerinin nasıl olacağı bellidir. Ancak, biz maalesef aklımız muhakeme yeteneğimizi kullanmadan bize verilen talimatla hareket etmeyi tercih ediyoruz, böylece sorumluluk almadan, tüm sorumluluğu, yönergeleri yazanlara bırakmak istiyoruz.

Firma çalışanları, firmaların en değerli kaynaklarıdır. Çalışanlarımızın robot gibi söyleneni yapan olmaktan çıkıp, akıllarını kullanmalarını bekliyoruz. Gerçi şimdi, robotlarda öğrenmeye başladılar. Çalışanlarımızdan yaşadıklarından ders çıkarıp, olayları analiz edip, karar vermelerini bekliyoruz. Olması gereken her kademedeki çalışanların kendi yetkileri çerçevesinde bazı kararları, kendi bilgi, tecrübe ve zekaları sayesinde kendileri almasıdır. Bunun içinde çalışanlarımızı hem eğitmek, hem de karar almaları konusunda cesaretlendirmeliyiz. Çünkü, en doğru kararı, karar verilecek noktadaki tüm detayları en ince ayrıntısına kadar bilen çalışanlar verebilir.

Muhakeme yeteneği yüksek çalışanlara sahip olmanız dileğiyle,

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık                                                              

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...