Ana içeriğe atla

Tüp içinde seyahat

 Değerli dostlar,

Önümüzdeki yıllar insanlık için daha güzel olacak. Teknoloji de yaşanan gelişmeler, insanlığın daha konforlu bir hayat süreceğini bize gösteriyor. Geçmişte yaşadıklarımıza baktığımızda, örneğin bir yerden bir yere gitmenin haftalar, aylar hatta yıllar aldığı durumları düşünüyorum da, bugün geldiğimiz noktada, en uzak mesafelere saatler içinde gidebiliyoruz.

Peki, önümüzdeki yıllarda ulaşım nasıl olacak? Daha kısa zamanda, daha uzak yerlere gidebilecek miyiz? Son dönemlerin deha çocuğu Elon Musk yeni bir ulaşım metodu üzerinde çalışıyor. Mevcut taşıma sistemlerimizde en büyük problemimiz hava direnci ve sürtünme kuvveti sebebiyle oluşan gittiğimiz yönün aksi istikametindeki kuvvettir. Musk’ın temel amacı bu iki karşı kuvveti yok edebilecek veya ciddi derecede azaltacak bir sistem geliştirmektir. Bu sebeple, bir taşıma aracı tasarlayıp bu aracı, havasız bir vakum tüp içinde bir noktadan diğerine minimum enerji harcayarak maksimum hızda götürmeyi amaçlamıştır. Fiziksel olarak, içerisindeki havanın boşaltıldığı tüpler ya da tüneller, saatte binlerce km hız yapabilen araçların üretilmesine imkân sağlamaktadır.

Firma bu konsept çerçevesinde çalışmalar yapmaktadır. En son,  Nevada çölünde hava boşluğu bulunan tüpün içinde insanlı sürüş yapıldı. Şirket çalışanı 2 kişiyi taşıyan kapsül, tüp içinde 500 metrelik mesafeyi 15 saniyede aldı ve saatte 172 kilometre hıza ulaştı. Virgin Hyperloop, mevcut teknolojiyi geliştirerek kapsül içinde saatte 1000 kilometre hızla seyahati hedefliyor. 


Virgin Hyperloop'un eski yöneticilerinden Rob Lloyd, 2018 yılında BBC ile yaptığı söyleşide, yüksek hızlı seyahat ile Londra'da Gatwick ve Heathrow havaalanları arasındaki 72 kilometrelik mesafenin 4 dakikada alınacağını söylüyor. Bu da bize cihazın saatte yaklaşık olarak 1.000 km hıza ulaşacağını ifade ediyor. Çok kısa mesafelerde bu hızlara ulaşmak ve durmak tabiki ciddi sorunları beraberinde getirecektir. Musk, bu yeni geçiş sisteminin daha güvenli, daha hızlı, daha düşük maliyetli, daha rahat, hava şartlarına karşı bağışık, sürdürülebilir ve kendi kendine güç sağlayan, depreme daha dayanıklı olacağını ifade ediyor.

Peki, bu yeni taşıma faaliyetinin regülasyonları nasıl olacak? Hangi mevzuata tabi olacak? Cihazın kullanıcısı olacak mı? Kaza yaşanabilir mi? Yaşanırsa kim sorumlu olacak gibi? Onlarca soru önümüzde beliriyor. Bakalım, nasıl bir düzenleme gelecek. Heyecanla gelişmeleri takip ediyorum.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...