Ana içeriğe atla

Karanlık maddenin melodisi

Değerli dostlar,

Daha önceki yazılarımda, size karanlık madde ve karanlık enerjiden bahsetmiştim. Göremediğimiz, ancak hissettiğimiz bu esrarengiz madde ve enerji hakkında yeni araştırmalar yapılmış. Popular science dergisinden alıntıdır.

“İsviçre CERN’deki uluslararası BASE ortaklığında ve Japonya Ulusal Fizik ve Kimya Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (RIKEN) Temel Simetriler Laboratuvarı’nın önderliğinde çalışan araştırmacılar, aksiyon arayışında yeni bir yöntem keşfetmişler. Bu yöntemde, karanlık madde parçacığı adaylarından biri olan varsayımsal bir parçacık kullanılıyor. Genelde hapsedilmiş antimaddenin temel niteliklerine yönelik ultra yüksek kesinlikte ölçümler gerçekleştiren araştırma grubu, gelişmiş Penning kapanı deneyinin ultra hassas süperiletken tekli antiproton tespit sistemini ilk defa hassas bir karanlık madde anteni biçiminde kullanmış.

Eğer evrenbilime dair bildiklerimiz doğruysa; sıradan “görünür” madde, evrenin toplam enerji içeriğinin yalnızca yüzde 5 kadarını oluşturuyor. Diğer yüzde 26’lık kısmın ise “soğuk karanlık madde” şeklinde adlandırılan gizemli bir bileşen olduğuna inanılıyor. Sıradan maddeyle güçlü şekilde etkileşime girmediğinden, bu varsayımsal “karanlık maddenin” tespit edilmesi son derece zor. Bunun sonucunda, taşıdığı mikroskobik özellikler henüz tam olarak anlaşılmış değil. İhtimallerden biri, “karanlık maddenin” aksiyon adı verilen yeni bir parçacık tipi olması. Aslında, karanlık madde “aksiyonlarını” veya “aksiyon benzeri parçacıkları” çok farklı algılayıcı tipleri kullanarak yakalamaya çalışan bir dizi küresel fizik programı bulunuyor.

Eğer aksiyonlar ve aksiyon benzeri karanlık madde parçacıkları (ALP) var ise, kütlelerinin belirlediği özgün frekanslarda galaksi boyunca titreşirler. Bu parçacıklar, Penning kapan deneylerinde bulunanlar gibi kuvvetli manyetik alanlarda elektromanyetik olarak etkileşim meydana getiren fotonlara dönüştürülebilir. Müzik aletinin teline dokunan bir müzisyen gibi, dönüştürülen bu ALP’ler de sonrasında hassas tekli parçacık algılayıcıların tespit yankılatıcılarını uyarabilir ve bunların yankı yapmasıyla, çıkarılan karanlık madde “sesinin” tespit edilmesini sağlayabilir.”

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fiyat düşürerek satış yapmak

Değerli dostlar, Sonuç olarak, şirketlerin varolabilmeleri için satış yapmaları gerekmektedir. Peki, nasıl satış yapacağız? Firma ticaretinden sorumlu, kişilerle konuştuğumda çoğu zaman maliyetlerden ve satış fiyatlarının yüksekliğinden yakınıyorlar. Herhangi bir ürünün satış fiyatını düşürerek yapılan satış çok da başarılı bir operasyon değildir. Şimdi, çoğu satış yöneticisi bana kızacaktır ama maalesef durum bu. İşletmelerin ticari faaliyetinden sorumlu yöneticiler, satış fiyatının dışında başka enstrümanlar bulmalıdırlar. İş sadece fiyat olsaydı, piyasada pahalı satan hiçbir firma kalmazdı. Ancak, işletmelere baktığımızda aynı sektörde pahalı satanında ucuz satanında bulunduğunu görebiliriz. Peki, o zaman pahalı ürün piyasada nasıl satılıyor? Bu soruyu sorduğunuzda çok fazla cevap alabilirsiniz. Denilen herşey de doğrudur. Yalnız şunu unutmamak lazım, eğer pahalı satan firma kar edip büyüyorsa, demek ki, doğru pazarlama ve satış stratejisi uygulamış, pahalı olmasına ra...

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...