Ana içeriğe atla

Hubble sabiti değişiyor mu?

 Değerli dostlar,

Bugün evren ile ilgili yeni bir gelişmeden bahsedeceğim. Bilim insanları evrende keşfettikleri bazı manyetik alanların, evrenin başlangıcına kadar gidebileceğini ifade etmişler. Haberin orijinalini aşağıda bulabilirsiniz. Popular science web sitesinden alıntıdır.


"Araştırmacılar, evrendeki bazı manyetik alanların zamanın başlangıcına kadar gidebileceğini göstermişler. Eğer bu olasılık doğrulanırsa, fizikçiler arasında büyük kargaşa yaratan bir gizem ortadan kaldırılabilir.

Hubble gerilimi de denen ve evrenin genişleme hızını belirlemeye yönelik yürütülen uzun, hararetli tartışmada bilim insanları, bugüne kadar matematiksel açıdan çeşitli yaklaşımlar sergileyip hataları irdelemişler ancak bunun sonucunda farklı cevaplara ulaşmışlar.

Ancak 9 Nisan’da Monthly Notices of the Royal Astronomical Society bülteninde yayımlanan bir makale, evrenin ilk zamanlarındaki manyetik alanlar hakkında bulmacadaki boş parçayı doldurabilecek yeni veriler sunuyor.

Cambridge Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırma görevlisi olan eş yazar Sergio Martin-Alvarez, bazı kuvvetli manyetik alanların, Büyük Patlama ile başlayan kuantum dalgalanmalarının bir sonucu olabileceğini ortaya çıkarmış. Bu durum, söz konusu manyetik alanların başlangıçtan beri var olduğu anlamına geliyor. Sonuçlar, araştırma takımının Samanyolu Galaksisi’ne çok benzeyen bir galaksi üzerinde yaptığı kapsamlı canlandırmalara dayanıyor.

“Çalışmaya katkıda bulunan bir yazar ve ben, bir koda benzeyen bu fikri geliştirdik” diyor Martin-Alvarez. “Farklı tür manyetik alanların, yapılan canlandırmalarda nasıl evrimleştiğini görmeyi sağlıyor.” Araştırmacıların, bu manyetik alanın galaksiyi tek başına etkileyip etkilemediğini görmeyi ve galaksinin bütün oluşumu boyunca dayanıp dayanmadığını görmek istediklerini de ekliyor.

Eğer manyetik bir alan galaksinin oluşumuna dayanabilirse, başlangıçtan beri var olan manyetik alanlar görüşü elenemez demektir. “Burası, buzdağının görünen kısmı” diyor Martin-Alvarez. “Çünkü çok iyi biliyoruz ki eğer bir manyetik alan yeterince güçlü olursa, tüm bu Hubble gerilimi meselesi sadece evrenin ilk zamanlarını yeterince anlamamıza dayanıyor olabilir. O halde bu ihtimali gözden geçirmek zorunda kalacağız.”

Scientific American dergisi, bu inatçı ikilemin Kavli Kuramsal Fizik Enstitüsü’nün Kaliforniya – Santa Barbara’daki 2019 tarihli bir konferansında tartışıldığını aktarıyor. Enstitünün eski başkanı ve parçacık fizikçisi David Gross, konferans sırasında “Bir ‘gerilimimiz’ mi var, yoksa bir ‘problemimiz’ mi var?” demiş. Daha sonra, “Buna bir gerilim veya problem demekten ziyade, kriz adını verebiliriz” diyerek sözlerine açıklık kazandırmış.

Terimler bir yana, Hubble sabitine yönelik anlaşmazlık da kızışıyor. Evrenin genişleme hızına yönelik yapılan bir ölçümde Hubble sabitinin 67 civarı olduğu öne sürülürken, başka bir ölçümde cevabın 72 olduğu öne sürülüyor.

“Eğer evrenin ilk zamanlarında yeterince güçlü manyetik alanlarınız varsa, bu 67 değerinin yeniden yorumlanması gerekir” diye açıklıyor Martin-Alvarez. “Aslında burada, bu manyetik alanın bir sonucu olarak ortaya çıkan kümelenme benzeri bir şey olduğunu unutuyorsunuz.”

“Bütün evrenbilim alanı, her şeyin her yönde, her yerde aynı göründüğü varsayımına dayanıyor. Eğer ilk zamanlardan beri gelen bir alan varsa … o zaman her şeyin her yönde aynı görünmemesi gerekiyor.”

Eğer bu gibi alanlar gerçekse tartışma çözülmekle kalmaz, gerçek Hubble sabiti de ortaya çıkabilir.

Yazar: Monisha Ravisetti/Academic Times. Çeviren: Ozan Zaloğlu."

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fiyat düşürerek satış yapmak

Değerli dostlar, Sonuç olarak, şirketlerin varolabilmeleri için satış yapmaları gerekmektedir. Peki, nasıl satış yapacağız? Firma ticaretinden sorumlu, kişilerle konuştuğumda çoğu zaman maliyetlerden ve satış fiyatlarının yüksekliğinden yakınıyorlar. Herhangi bir ürünün satış fiyatını düşürerek yapılan satış çok da başarılı bir operasyon değildir. Şimdi, çoğu satış yöneticisi bana kızacaktır ama maalesef durum bu. İşletmelerin ticari faaliyetinden sorumlu yöneticiler, satış fiyatının dışında başka enstrümanlar bulmalıdırlar. İş sadece fiyat olsaydı, piyasada pahalı satan hiçbir firma kalmazdı. Ancak, işletmelere baktığımızda aynı sektörde pahalı satanında ucuz satanında bulunduğunu görebiliriz. Peki, o zaman pahalı ürün piyasada nasıl satılıyor? Bu soruyu sorduğunuzda çok fazla cevap alabilirsiniz. Denilen herşey de doğrudur. Yalnız şunu unutmamak lazım, eğer pahalı satan firma kar edip büyüyorsa, demek ki, doğru pazarlama ve satış stratejisi uygulamış, pahalı olmasına ra...

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...