Ana içeriğe atla

Küçük alt sistemler yaratmak

 Değerli dostlar,

Şirketler büyüdükçe yönetsel problemlerde büyümektedir. Özellikle, küçük ve orta ölçekli, patron egemen yönetilen şirketlerin büyümeleri durumunda, işler varolan yönetim anlayışıyla artık yönetilemez hale gelmektedir. Küçükken, daha kişiye bağlı yönetilen, çekirdek bir ekiple işlerin yürütüldüğü şirketlerdeki iş yoğunluğu, şirket büyüdükçe artık çekirdek kadronun yönetemeyeceği kadar artmakta bu da maalesef işletmelerde kaosa ve verimsizliğe, işlerin doğru yürümemesine sebep olmaktadır.

Özellikle ülkemizde şirketlerin yönetim sistemlerine ve nitelikli insan gücüne yatırım yapmak istememesi, para harcamak istememesi sonucunda şirketler çok daha büyük bedeller ödemektedir. Hatta bazı durumlarda şirketler iflasa kadar sürüklenmektedir. Bugün, şirketlerin işlerini nasıl yönetmeleri gerektiği ile ilgili kısa ipuçları vereceğim. İşletmelerin yönetim sistemlerini tek bir sistem olarak tasarlamaları ve tüm süreçleri tek bir sistem üzerinden yönetmeleri doğru bir yaklaşım değildir. Firmalar yönetim süreçlerini küçük alt süreçlere indirgeyip, bu şekilde yönetmeleri hem yönetilebilirliği hem de verimi arttıracaktır. Burada kritik olan, alt sistemlerin birbirleri ile ilişkili ve harmonik bir şekilde çalışabilmeleri için, bu sistemleri tasarlamanın önemidir. Burada, alt süreçlerin tasarımcıları, tüm sistemin işleyişi hakkında oldukça detaylı bilgiye sahip olmaları gerekir. Bu şekilde ancak, alt sistemler doğru şekilde tasarlanarak fayda sağlayabilir.

Aynı mantık üretim sistemlerinde de geçerlidir. Herhangi kompleks bir ürünün üretiminde, üretim parçalarını alt sistemlere bölmek hem yönetimi, hem de verimi arttıracaktır. Örnek verecek olursak, otomotiv sektörü çok uzun yıllardır, nihai ürün olan araçları bir montaj hattı üzerinde birleştirerek üretim yapmaktadır. Araçlardaki parça sayısının binlerce olması, montaj sanayinde işi yönetmenin zorluğunu ortaya çıkarmıştır. Yüzlerce tedarikçiden oluşan tedarikçi ağını yönetmenin zorluğu, tedarik sistemini bir bütün olarak yönetmek yerine, onu daha küçük alt sistemlere bölüp yönetmenin daha akılcı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Örneğin, General Motors Corporation, şoför mahallinin tamamını, hava yastıkları, ısıtma, havalandırma sistemleri, gösterge paneli, direksiyon çubuğu, kablo tesisatı da dahil olmak üzere, Delphi Automotive Systems a ait bir üretim yerinde ürettirmektedir. Böylece, onlarca parçadan oluşan alt bir sistem yaratmış ve hem tedarik, hem de yönetsel ve maliyet olarak fayda sağlamıştır. Bu şekilde onlarca örnek verilebilir.

Şirketlerinizi daha verimli yönetebilmeniz dileğiyle,

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...