Ana içeriğe atla

Satış sonrası hizmet ile değer yaratmak

Değerli dostlar,

Özellikle ülkemizde, firmaların cirolarını arttırmak için, satış fiyatlarını düşürdüklerini, bunun da yanlış bir strateji olduğunu daha önceki yazılarımda anlatmıştım. Önemli olan malınızı satmak değil, değeri satmak olduğunu sürekli yazıyorum.

Bugün o değer kavramlarından birisi olan Satış sonrası hizmet (SSH) kavramından bahsedeceğim. Hepimiz, özellikle fonksiyonel bir mal aldığımızda, aldığımız ürünün satış sonrası hizmetlerinin olup olmadığını irdeleriz. Eğer aldığımız ürünün satış sonrası servis hizmeti yoksa o ürünü almak istemeyiz. Bu sebeple SSH, mallarımızı satmamız için, müşterimize sunacağımız değer tekliflerinden birisi olarak kullanılabilir. Tabiki, bu hizmeti sağlamanın da bir maliyeti olacaktır. Ancak, bu maliyetleri de müşterilerimizden verdiğimiz hizmete karşılık alarak yönetebilir ve firmamıza artı bir değer yaratabiliriz. Bu şekilde, ürünlerimizi daha yüksek fiyatlarda ve kar oranlarında satmamız mümkün olacaktır. Konu ile ilgili olarak size yine Caterpillar firmasından örnek vereceğim.

Caterpillar firması, önceki yazımda da anlattığım gibi özellikle Japon rakipleri ile maliyet konusunda yarışırken zorlanmış ve geliştirdiği strateji ile piyasada varlığını başarıyla sürdürebilmiştir. Caterpillar, ürün kalitesi ve mühendislik hizmetlerindeki üstün yeteneğinin yanı sıra, Japon firmalarıyla yaptığı rekabette, dağıtım kartını oynamıştır. Amerikan firmalarının hizmet kalitesinin yüksek olması ve bu işi iyi bilmeleri kendilerine avantaj sağlamıştır.

Japon firmalarının üretim, kalite ve mühendislik alanlarındaki yüksek kabiliyeti, ürettikleri ürünlerin kendi kendisini satması, Japon firmalarına dağıtım, pazarlama ve satış konularına çok önem vermesini bilmeden de olsa engellemiştir. Japonlar, o kadar yüksek kalite de ürün üretirler ki, ürünleri satış sonrası bir servis veya yedek parça hizmeti gerektirmez. Bu sebeple, Japon firmalarında bu bölümlerde çalışan personelde çok yüksek nitelikler aranmamış bu da Amerikan firmaları için bir açık nokta olmuştur. Dağıtım, pazarlama, SSH konularına önem veren ABD firmaları kendilerine yeni bir değer teklifi sunma fırsatı bulmuşlardır.

Caterpillar’ın sattığı ürünlerin ağır şartlar altında çalışması, SSH in önemini kendi bulunduğu sektörde ciddi şekilde arttırmıştır. Caterpillar’ın kurmuş olduğu SSH sistemi ile firma, Dünya’nın herhangi bir yerinde çalışan makinesine 48 saat içinde müdahale ederek, müşterisinin problemini çözmeyi taahhüt etmektedir. Caterpillar rakiplerinin bu hıza ulaşamayacaklarını ve bu sebeple ürünlerini müşterilerine fiyatın dışında yarattıkları bu değer sayesinde karlı sattıklarını ifade etmektedir. İşte yaratılan değer ve satılan değerde tam bu noktada ortaya çıkmaktadır.

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...