Ana içeriğe atla

Firmalar neden strateji oluşturamıyorlar? Bölüm 1

Değerli dostlar,

Şirket yönetiminde en önemli husus olan strateji kavramı çoğu zaman tam anlaşılamamaktadır. Peki, neden şirketler strateji oluşturmayı beceremiyor? Yapılan araştırmalar stratejiye yönelik tehditlerin genellikle şirket dışından, teknoloji değişikliğinden veya rakiplerin davranışlarındaki değişikliklerden kaynaklandığına inanıldığını gösteriyor. Oysa ki, stratejinin önündeki en büyük engel daha çok şirketlerin kendi içlerinden gelmektedir.

Firmalar, sadece operasyonel verimliliği arttırmanın, somut verilere dayanması ve eyleme dönüştürülmesinin kolaylığı açısından ilk etapta cazibesine kapılmaktadır. Operasyonel verimliliği arttırmak için çabalayan firmalar, genellikle bir stratejilerinin olması gerektiği kavramını anlayamıyorlar veya farkına varamıyorlar. Bununla beraber, firmalar kendi içinde bulundukları sektörde yapılanları öylesine doğru kabul ederler ki, bu yeni bir strateji oluşturmalarına engel teşkil eder. Sektörde bulunan büyük bir firmanın yaptıklarını, çoğunlukla diğer firmalar taklit etmeye çalışır. Farklı bir görüşe kendilerini kapatırlar ve büyük firmanın ismini vererek şu şirkette böyle yapıyor diye yaptıklarını savunurlar. Böylece, aynı sektörde bulunan firmalar birbirlerine benzemeye başlarlar. Oysa ki, başarı firmaların birbirinden farklılaşmasıyla gelecektir.

Örgütün gerçekleri de firmalarda strateji oluşturmanın önündeki engellerden birisidir. Strateji oluştururken vereceğimiz kararlar, başka kararlardan vazgeçmemiz anlamına gelir. Bu da gayet normaldir. Ancak alınan kararın ne kadar iyi çalışacağı ve firmaya fayda sağlayacağı şüphelidir. Bu sebeple, çoğu firma yöneticisi karar verme konusunda çekimser kalırlar. Firmaların strateji oluşturmada ve firma yönetimlerinde cesur, bilgili, zeki ve analitik yöneticilere ihtiyaçları bulunmaktadır.

Açık bir strateji geliştirmenin veya yeniden oluşturmanın zorluğu genellikle şirketlerin kurumsal olarak sorunudur ve şirketlerin liderlerine bağlıdır. Yönetim faaliyeti, tekil işlevlerin idaresinden çok daha fazlasını içerir. Temelinde strateji vardır. Şirketin süreçleri ve faaliyetleri arasında uyum yaratmayı gerektirir. Liderin, şirket yönetiminde hangi değişiklikleri yapacağı ve müşterilerinin ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını belirlemesi ve şirketin özgünlüğünü koruması gereklidir.

Strateji, yapılmayacaklar arasında tercih yapmayı, yapılacaklar arasında tercih yapmak kadar önemli kılar. Şirketin hangi hedef müşteri grubuna, hangi ürün çeşitlerine ve hangi ihtiyaçlara hizmet etmesi gerektiğine karar vermek, strateji geliştirmenin temel unsurudur. Böylece aslında hangi müşteriye hizmet verilmeyeceğine de karar verilmiş olur. Bu sebeple, strateji sürekli disiplin ve açık iletişim gerektirir.

Devamı sonraki yazımda.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...