Ana içeriğe atla

Stratejiyi belirleyen 5 rekabet kuvveti

Değerli dostlar,

Geçen yazımda size rekabeti anlamanın strateji oluştururken en önemli kavram olduğundan bahsetmiştim. Bugün biraz konuyu açacağım. Rekabet sadece sizinle rakipleriniz arasında değil, bununla beraber müşteriler, tedarikçiler, potansiyel girişimciler ve ikame ürünler dediğimiz unsurlar arasında yaşanır. Bu 5 kuvvetten oluşan geniş kapsamlı rekabet, herhangi bir sektörün durum analizini tanımlar ve sektördeki rekabet etkileşiminin doğasını şekillendirir.

Sektörler, yüzeysel olarak baktığımızda birbirinden farklı gözükse de, karlılığın altında yatan faktörler aynıdır. Bu 5 kuvvet, havayolları, tekstil ve konaklama gibi sektörlerdekine benzer şekilde yoğunsa neredeyse hiçbir şirket cazip yatırım gelirleri elde edemez. Kuvvetler, yazılım, meşrubat ve tuvalet malzemeleri vb. sektörlerdeki gibi yumuşaksa, çok sayıda firma karlıdır.

Beş kuvvetin yapılandırılması sektörden sektöre değişir. Ticari uçak piyasasını ele aldığımızda, Airbus ile Boeing arasında sert bir çekişme varken, çok büyük uçak siparişleri veren havayollarının pazarlık gücü yüksekken, yeni girişimci tehdidi, ikame tehdidi ve tedarikçilerin gücü daha düşüktür. Film sektöründe ikame eğlence biçimlerinin yaygınlaşması ve en kritik girdi olan filmleri tedarik eden film yapımcılarının ve dağıtımcılarının gücü çok önemlidir.

En kuvvetli rekabet kuvveti ya da kuvvetleri, bir sektörün karlılığını belirler ve strateji formülü açısından da en önemli unsur olurlar. Çoğu zaman en çarpıcı kuvvet her zaman belirgin değildir. Örneğin, fotoğraf filmi sektöründeki düşük getiriler, daha üstün bir ikame ürün teknolojisi olan dijital fotoğrafın gelişi sonucu oluşmuştur. Böyle bir durumda, ikame ürünle başa çıkmak bir numaralı stratejik öncelik olur. Sektör yapısı, her rekabet kuvvetinin etkisini belirleyen bir dizi teknik ve ekonomik özelliğinden doğar.

Her firma yukarıda anlattığım şartlar çerçevesinde kendi sektörünü analiz edip, nasıl bir strateji ile devam edeceğini belirlemelidir. Burada tabiki, en önemli görev her zamanki gibi zeki ve bilgili yöneticilere düşmektedir. İçinde bulundukları sektörleri doğru analiz edip, doğru stratejiler uygulayan şirketler her zaman sektörlerinde sürdürülebilir bir büyüme ve kar elde edeceklerdir.

Sonraki yazılarımda, bu beş kuvvetle ilgili örnekler vereceğim.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...