Ana içeriğe atla

Yeni girişimci tehdidi ( Bölüm 2 )

Değerli dostlar,

Bugün geçen yazımın devamı olan, müşterinin tedarikçilerini değiştirdikleri zaman karşılaştıkları sorunları yazacağım. Firmalar tedarikçilerini değiştirdikleri zaman, ürün şartnamelerini değiştirmeleri veya çalışanlarının yeni ürün için eğitim almaları, süreçlerinde, IT sistemlerinde değişiklikler yapmaları gerçeğiyle yüzleşebilirler. Bu da firmaların ciddi maliyetlere katlanmaları gerçeğini ortaya çıkarır.

Değiştirme maliyetleri ne kadar yüksekse, yeni bir girişimcinin müşteri kazanması da o kadar zordur. ERP sistemler ( Kurumsal Kaynak Planlama programları ) bu duruma en güzel örnektir. Firmalar, herhangi bir ERP programına karar verdikten sonra, tüm süreçlerini ve alt sistemlerini aldıkları yeni ERP sisteminin altında uyarladıkları için artık yeni bir ERP programına geçmeleri neredeyse tüm sistemlerini yeniden kurmalarını gerektirir. Bu da hem maliyet hem de zaman anlamında firmalar için ciddi sorunlar oluşturur. Bu sebeple, firmalar hangi ERP programını kullanacaklarına çok iyi karar vermelidir. Yeni girişimciler için bu durum ciddi bir engel olarak önümüze çıkar.

Yeni girişimcilerin önündeki bir diğer engel ise, sermaye ihtiyacı durumudur. Rekabet edebilmek için büyük finansal kaynak yatırımları yapma ihtiyacı yeni girişimcileri engelleyebilir. Sermaye sadece sabit tesisler için değil, aynı zamanda müşteri kredisini genişletmek, stok yapmak ve kuruluş zararlarını finanse etmek için de gerekebilir. Sermaye ihtiyacı tanıtım, lansman, reklam veya araştırma geliştirme maliyeti gibi telafisi olmayan finanse edilmesi daha zor durumlar için gerekli ise engel daha da büyük olmaktadır.

Özellikle bilgi üreten firmalarda, sermaye ihtiyacı daha düşük olduğu için yeni girişimciler daha kolay bu alanlara girmektedir. Bu duruma en güzel örnek IT sektörü verilebilir, bilgisayar ve ufak tefek donanımsal yatırımlar ile bu tip sektörlere rahat bir şekilde girilebilmektedir. Sermaye ihtiyacı olan sektörlerde dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da yatırımın 2.el olarak satılması durumunda, hem çabuk paraya çevrilmesi hem de yatırımın çok az bir kayıpla veya bazı durumlarda hatta daha iyi fiyatlarda satılabilmesi konusudur. Bu duruma en güzel örnek havayolu taşımacılığında kullanılan uçakların çabuk ve iyi fiyata satılabilmesi verilebilir.

Girişimcilerin önündeki diğer engel ise, eğer yeterli sermayeleri yoksa, sermaye ihtiyaçlarını giderecek finansal piyasaların durumudur. Küresel ekonominin iyi gittiği, finansal ihtiyaçların düşük faizle sağlandığı ortamlarda paraya ulaşım ve yatırım daha uygun olmaktadır. Aynı zamanda, ekonomik büyüme ortamının uygun olduğu koşullarda, piyasaya sürülen ürünlerin satışları, karlılıkları ve yatırımın geri dönüş oranları, sermaye piyasalarından fonlanan yatırımların geri ödemelerini kolaylaştırmakta ve yatırımcıları cezbetmektedir.

Sonraki yazılarımda konuya devam edeceğim.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...