Ana içeriğe atla

Mavi okyanuslar yaratmak

Değerli dostlar,

İş evreninde kırmızı ve mavi okyanuslar dediğimiz iki ayrı kavram vardır. Kırmızı okyanuslar, bugün halihazırda ticareti devam eden mevcut tüm iş alanlarını ifade eder. Mavi okyanuslar ise, bugün varolmayan tüm sektörleri temsil eder.

Kırmızı okyanuslarda, sektör sınırları tanımlanmış, rekabet şartları, ürün fiyatları, karlılıkları belirlenmiştir. Bu tip sektörlerde, firmalar iş hacimlerini büyütmek için, rakiplerinin Pazar paylarından almaya çalışırlar. Sektör içindeki paydaşlar arttıkça, kar ve büyüme oranları gittikçe düşer. Ürünler artık standartlaşmaya başlar ve fiyat pazarda minimum kar ile belirlenerek piyasa fiyatı haline gelir.

Mavi okyanuslarda ise, daha önceden bilinmeyen bir iş alanı oluştuğundan, rekabetle fiyatı düşmemiş daha karlı bir sektör gelişir. Mavi okyanuslarda, talep savaşarak kazanılma yerine kendiliğinden yaratılır. Hem hızlı, hem de karlı olan geniş bir büyüme fırsatı vardır.

Konuyla ilgili pek çok firma anlatılabilir. Ben bugün Cirque du Soleil ( Güneş sirki ) örneğini anlatacağım. Bu sirkin ortaya çıktığı dönemde, sirkler birbirlerine benzemekte ve geleneksel sirk oyunlarında ufak değişiklikler yaparak, hergün daha da azalan talepten paylarını en yüksek seviyeye çıkarmaya çalışmakta idiler. Güneş sirki ise, bu kabul edilmiş sirk oyunlarının dışında, sirkin eğlencesiyle heyecanını ve tiyatronun entelektüel çok yönlülüğüyle sanatsal zenginliğini sunarak sirk oyununu yeniden tanımladı.

Güneş sirki, geleneksel bazı oyunları, palyaço, hayvan gösterileri ve akrobatik şovları azaltsa da tiyatro dünyasından alınan yeni unsurları sirk oyunlarına ekledi. Örneğin, Güneş sirki ilgisiz birçok hareketin eşlik ettiği geleneksel sirklerin aksine bir konusu ve hikayesi olması bakımından tiyatro performansına benzerlik gösterir. Her ne kadar bu temalar, kasıtlı olarak belirsiz olsa da gösterilere ahenk ve entelektüel  bir hava katar. Bunun yanında Sirk, geleneksel olarak yapılan tek şovun yerine, farklı temalara ve hikayelere dayanan çok sayıda prodüksiyon içerir. Sirk gösterisinin performansı, ışıklandırmayı ve hareketlerin zamanlamasını yürüten özgün bir oyundur. Oyunlar, tiyatro ve baleden alınan fikirlere, soyut ve esprili dansa rol verir. Güneş sirki bu şekilde davranarak, oldukça karmaşık eğlenceler gerçekleştirdi. Böylece, insanlara sirklere daha çok gitmeleri için sebep verdi ve dolayısıyla bu şekilde gelirlerini ve karlarını arttırdı.

Güneş sirki, hem sirkin, hem de tiyatronun en iyisini sunar. Bununla beraber yüksek maliyetli, geleneksel sirk unsurlarını ortadan kaldırarak, hem farklılaşma hem de düşük maliyet elde ederek karlılığını arttırmıştır. Böylece, şirket maliyetlerini düşürürken bir yandan da eşzamanlı olarak alıcılar için sunulan değeri yukarı çekerek, hem kendisi hem de müşterileri açısından yeni bir değer teklifi yaratır. Tüm bu yapılanlarla beraber Güneş sirki, yeni bir sirk oyunu tanımlamış, müşterilerine kattığı değeri sektörün kabullerinin dışına taşımış, bu şekilde de gelirlerini ve karlılığını yukarı çıkarmıştır.

Kendi mavi okyanuslarınızı yaratmanız dileğiyle,

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...