Ana içeriğe atla

Matematiği anlamak

Değerli dostlar,

Daha önceki yazılarımda, hatırlarsanız ezbere olan eğitim sistemimizi eleştirmiştim. Türevin, integralin, formüllerin anlamlarının, ne işe yaradıklarının anlatılmadıklarından bahsetmiştim. Bu hafta tam da buna örnek teşkil edecek bir durumla karşılaştım. Sizlerle paylaşmak istiyorum.

Herhangi bir formülde pay, payda, toplam veya çarpımın matematiksel olarak bir anlamı vardır. Değişkenlerin arasındaki ilişkiyi bu formüllerle ifade ederiz. Dolayısıyla, bir formülü ezberleyerek değişkenlerin değerlerini yerine koyarak bir çıkarım elde etmek, eğer matematiksel denklemi anlamamışsanız doğru sonuçlar vermeyebilir. Şöyle ki, iş hayatında firmamızı ne kadar etkin yönettiğimize dair çeşitli rasyolar bulunmaktadır. Bunlardan birisi de alacak gün sayısı dediğimiz, alacaklarımızı ciromuza oranla ne kadar günde tahsil ettiğimizi gösteren “Alacak gün sayısı” rasyosudur. Bu parametrenin formülünü gerek internet ortamında, gerekse de ders kitaplarında bulabilirsiniz. Size Kosgeb’in web sitesindeki (https://kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/detay/7194/alacaklarin-tahsil-suresi-gun) formülü yazayım, Alacakların Tahsil Süresi = 365 / (Net Satışlar / Ortalama Ticari Alacaklar) . Aynen bu yazdığım gibi formül verilmiştir. Formülde bir hata yok, ancak formülü doğru yorumlamazsanız, sonuç yanlış çıkar.

Öncelikle, alacak gün sayısı rasyosunun, formülünü doğru okumak gerekir. Bu formül, alacakların tahsil süresinin satışlar ve ortalama ticari alacak tutarının bir fonksiyonu olduğunu ifade eder. Yani aslında anlamı, hesap yapıldığı andaki yıllık cironun ortalama alacakların kaç katı olduğu ve dolayısıyla bununda yıldaki gün sayısına bölünmesi ile elde edilen gün sayısını bize anlatır. Ancak, biz eğer formülü hiç anlamadan hesap yaparsak farklı farklı sonuçlar elde edebiliriz.

Örneğin, ortalama alacaklar kavramını maalesef bazı arkadaşlarımız hesaplarken ( dönem başı alacak + dönem sonu alacak / 2 ) gibi çok yanlış bir hesap yöntemi ile hesaplamaktadır. Sadece 2 tutarı referans alıp, ortalama alırsak yanlış sonuç buluruz. Ne kadar çok data ile ortalama alacak tutarını hesaplarsak, sonucumuz da o kadar doğru olur. Ayrıca, İçinde bulunduğumuz enflasyonist ortam ortalama alacakları hesaplarken bir yıl önceki alacak tutarını referans almamızın doğru sonuç vermesini engellemektedir. Bu sebeple, her ayın alacak tutarının döviz bazlı hesaplanıp, formülde yerine konması, cironun aynı şekilde döviz olması doğru sonuç verecektir. Bunun dışında eğer alacaklarınızı tahsil etme süreniz, 2 ay veya 3 ay gibi yakın vadelerse, yine bir önceki yılın ciroları ve alacak tutarlarını referans almanız doğru sonuç vermeyecektir. Ortalama ciro ve ortalama alacaklarınızı hesaplarken, vadeli satışlarınızın vadesine göre bu dataları hesaplamanız daha doğru sonuç verir. Peşin satışlar yine, sizin kredili satışlarınızın alacak gün sayısını düşüreceği için dikkat etmeniz gereken bir diğer unsurdur. Bakın, bir bölme işleminden ne kadar sonuç çıkardık.

Matematiği doğru anlamanız ve kullanmanız dileğiyle,

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...