Ana içeriğe atla

Empedokles


Değerli dostlar,

Bir diğer, bilim insanı da Empedokles’tir. Empedokles’te yine Thales ve Anaksimender’e yakın zamanda yaşamıştır. M.Ö. 540 yıllarında yaşadığı düşünülüyor. Bazı kayıtlara göre kendini Tanrı olarak kabul edermiş. Belki de başkaları onun çok zeki olduğunu düşünerek, Tanrı gözüyle bakmışlardır. Işık hızının çok yüksek olduğunu kavramıştı.

Deneysel olarak çalışmalar yapmıştır. Havanın varlığına ilişkin ilk deneyi kendisinin yaptığına yönelik kayıtlar vardır. Empedokles, deneyini evlerde kullanılan, bir gereçle gerçekleştirmiştir. Bu aletin adı Clepsydra veya su hırsızıdır. Bu alet küre biçiminde, üst ucunda boru olan, alt tarafında da delikler olan bir gereçtir. Bu kap suya batırılarak doldurulur. Eğer boru biçimindeki borunun üst kısmını parmağınızla bastırmayarak, küreyi sudan çıkarırsanız alt deliklerden su duş gibi boşalır. Fakat, parmağınızla borunun deliğini kapatırsanız, su kürenin içinde kalır. Maddi bir cisim, suyun geçişine engel olmakta diye düşünerek, havanın varlığını tespit etmiştir. Empedokles, böylece görünmez olanı görebilmişti. Hava, görünmesini imkansız kılacak kadar küçük parçalardan oluşuyor diye düşündü.

Ne yazık ki, bu bilim insanı, bir kaza sonucu hayatını kaybetmiştir. Etna yanardağının, içine dalgınlık sonucu düştüğü söylenir. Acaba, bir jeofizik sorununu gözlemleme yaparken mi, lavların içine kaymıştı. Bilemiyoruz.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...