Ana içeriğe atla

Küresel ısınma Bölüm 1


Değerli dostlar,

Bugün küresel ısınma ile ilgili yazı yazacağım. Çocukluğumuzdan beri küresel ısınma sera gazları ile ilgili yazılır çizilir. Ancak, bu yazılanları çoğu kimse anlamaz. Çünkü, işin hep teknik boyutu anlatılır. 1 derecelik artışın ne denli önemli olduğu konusu hep muğlak kalır. Bugün, konuyu biraz daha anlaşılır kılabilmek adına bazı noktalara değineceğim.

Geçen yüzyıl içinde dünyamız, 0,72 °C ısındı ve ısınmaya devam ediyor. Bunun sonucu neler oluyor, ilkönce onlara kısaca bakalım;

Kuzey kutup bölgesinde Arktik buzul kalınlığı son 50 yıl içinde % 50 azalmıştır. Grönland’ın buzul sahanlığı 2007 yılında 62 km kare küçüldü. Bu sayı, 2008 yılında 184 km kareye çıktı. Eğer Grönland tamamen erirse, dünya çapında deniz seviyeleri 6 m yükselir.

Onbinlerce yıldır durağan olan Antarktika buzulu yavaş yavaş eriyor. 2000 yılında 11.000 km kare buzul içeren yaklaşık Connecticut eyaleti büyüklüğünde bir parça kopup ayrıldı. Tüm Antarktika buzulu erirse, dünya genelinde deniz seviyesi, 55 m yükselir. Üniversite yıllarımda Waterworld filmini izlemiştim. Yoksa gerçek mi oluyor?

Okyanuslarda her 30 cm lik dikey yükseliş, yatay olarak 30 m yayılım demektir. Şimdiden ısınma sebebiyle, deniz seviyeleri son yüzyıl içinde 20 cm arttı. Birleşmiş Milletlere göre önlem alınmazsa 2100 yılına kadar 60 cm ye kadar deniz seviyesi artabilir. Bu da Dünyanın kıyı haritasını ve dolayısıyla ekilebilir alanların azalmasına sebebiyet verebilir.

Bir başka olumsuz durum ise, zararlı böceklerle ilgilidir. Genellikle, zararlı böceklerin yumurtaları her kış toprak donduğunda ölür. Kış mevsiminin kısalmasıyla, tehlikeli böceklerde kuzeye doğru yayılabilir.

Küresel ısınmanın olumsuz etkilerini bir sonraki yazımda anlatmaya devam edeceğim.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...