Ana içeriğe atla

Birbirlerinin klonu insanoğlu

 Değerli dostlar,

Zaman zaman biliyorsunuz evren, yaratılış ve kuantum üzerine yazılar yazıyorum. Okudukça şaşırmamak imkansız. Şu an ki neslimizin geçmişi bundan 75.000 yıl önceye dayanıyor. Daha önce bugünkü gibi bir insan nesli var mıydı? Çok net bir bilgi yok. Bugünkü neslimize benzeyen canlıların olduğu düşünülüyor. Bilim insanları farklı tezler ileri sürüyorlar.

Bundan tam 75.000 yıl önce, Endonezya’da meydana gelen Toba yanardağının patlamasıyla oluşan felaket öylesine şiddetli idi ki, son 25 milyon yıl içinde daha güçlüsü olmamıştı. İnanılmayacak şekilde, yaklaşık 3 trilyon metreküp, toz, toprak, kül havava saçıldı. Bu olay neticesinde, Malezya ve Hindistan’ın büyük bir bölümü, 9 metre kalınlığındaki yanardağ külü ile kaplandı. Zehirli duman ve tozlar tüm Dünya için ölüm anlamına geliyordu. O zaman yaşayan insanlar ve çoğu canlılar, yoğun is ve tozdan boğulmuş ve zehirlenmişlerdi. Önceleri,  yakıcı derecede çok sıcak olan hava sıcaklığı, arkasından yoğun toz ile dolan atmosferin Güneş ışınlarını alamaması sebebiyle, son derece soğuk bir havaya dönüşmüştü. Bitki örtüsü ve vahşi yaşam son bulmuş, ıssız bir manzara bırakarak göz alabildiğince yok olmuştu. Atalarımızın çoğu ölmüş, geride kalanlar da bu ölümden kaçmaya çalışmışlardı.

Bu felaketin kanıtlarını, bilim insanları damarlarımızdaki kanda bulduklarını düşünmektedirler. Genetik bilimciler, herhangi iki insanın DNA larını incelediklerinde, tuhaf bir gerçekle karşılaşmışlardır. Her insanın DNA sı şaşırtıcı derecede neredeyse aynıdır. Bunun aksine örneğin, herhangi iki şempanze de tüm insan nüfusundan çok daha fazla genetik çeşitlilik bulunmaktadır. Bu kavramı matematiksel olarak ele alıp, geriye doğru gittiğimizde, Toba patlaması sonrasında, yalnızca 2 bin kadar insanın yaşamına devam edebildiği, diğer insanların tamamının yok olduğu varsayılmaktadır. Hepimiz neredeyse bir diğerimizin klonuyuz, ufak bir insan topluluğundan gelen kız ve erkek kardeşleriz.

Çok ilginç değil mi sizce de? Sadece 2 bin insanın devamıyız. Hayatta kalmayı başaran ufak bir topluluk hepimizin atası. Neler yaşadılar kim bilir? Bugünden 75.000 yıl sonra nasıl bir hayat olacak acaba? Bazılarınızın o kadar uzun bir süre insanoğlu yaşayabilecek mi gibi sorular sorduğunuzu duyar gibiyim. 75.000 yıl evren için çok kısa bir zaman dilimi. Düşünsenize, bundan tam 65 milyon yıl önce, Dünya’nın hakimi Dinozorlardı. 65 milyon yıl, Dünya’nın yaşı 5 milyar yıl. Biz nerede olacağız? Tümüyle gizem dolu bir yaşam var evrende.   

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Thales

Değerli dostlar, Bugün yine, mühendislik tarihinin büyük insanlarından Thales’den bahsedeceğim. M.Ö 7. Yy da doğmuş ve M.Ö. 6.yy da ölmüştür. Kendisi bu topraklardandır. Milet’lidir. Bilinen ilk bilim insanlarındandır. Sokrat, Pisagor gibi bilim insanlarından da önce yaşamıştır. Zaten dünya medeniyeti üzerinde yaşadığımız topraklarda oluşmuştur. Thales o zamanlar Dünya medeniyetinin merkezi olan Mısır’a seyahat etmiş ve Babil kültürü almıştı. Güneş tutulmasını önceden haber verdiği söylenir. Bir piramitin yüksekliğinin nasıl ölçülebileceğini gölgesinin uzunluğuyla Güneş’in ufka olan açısını hesaplayarak bulmuştur. Bu yöntem hala bugün, Ay’daki dağların yüksekliğini ölçmek için kullanılıyor. Thales, kendisinden 3 yüzyıl sonra Euklid tarafından yazılı belge haline getirilerek teoremleri kanıtlanan ilk bilim insanıdır. İkizkenar üçgenin tabanındaki açıların eşit olduğunu Thales bulmuştur. Thales ilk kez, dünyamızı Tanrı’ların aracılığına başvurmadan anlamaya çalışmış insandı...