Ana içeriğe atla

Uzaydaki zenginlik

 Değerli dostlar,

Bizim gibi özellikle 70 li yıllarda doğan nesil, petrolün ülkemiz için ne denli önemli olduğunu anlayarak büyüdü. Ülkemizin önemli bir ithal girdi kaynağı petrol, her yıl ciddi miktarda ithal ediyoruz. O dönemlerde hepimiz keşke bizim ülkemizde de petrol olsaydı diyerek hayıflanırdık. Petrol veya diğer sanayi metalleri gibi çoğu emtia ithal ediliyor ülkemizde. Bu emtialar, ülkelerin doğal zenginliklerini gösteriyor. Ülkenizin doğal sınırları içinde bu emtia grupları bulunuyorsa, ciddi derecede gelir elde ediyorsunuz. Geçen yazımda uzaydaki ticari mülkiyetten bahsetmiştim. Peki ya uzaydaki zenginlikler? Sadece Güneş sisteminde bulunan gezegenler ve asteroitler, bir ülkeyi inanılmaz derecede varlıklı yapabilirler.

Bu zenginliklere kim sahip olacak? Yeryüzündeki çoğu kaynak için savaşlar mücadeleler veriliyor. Uzaydakiler için de verilecek mi? Biz, ülke olarak bu konuda ne yapıyoruz? İş artık, Dünya’daki sınırları aşmış, uzaya sıçramış durumdadır. Özellikle, ABD’de kurulan özel sermaye şirketleri bu tip faaliyetlerle ilgili çalışmalar yapıyorlar. Uzay madenciliği tabiki, şu aşamada çok pahalı bir girişimdir. Ancak, yakın gelecekte Dünya’mızdaki kaynaklar yetmeyince ve teknoloji daha da gelişince ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkacaktır.

İlk olarak asteroitleri incelediğimizde, asteroitlerin, demir, nikel, karbon ve kobalttan oluştuğunu tespit edebiliriz. Ayrıca, ciddi miktarda platinyum, paladyum, rodyum, rutenyum, iridyum ve osmiyum gibi nadir elementleri de bünyelerinde bulundururlar. Bu elementler Dünya’da da bulunurlar ancak çok nadir ve epey pahalıdırlar. Karşılaştırma yapabilmeniz açısından size şöyle bir örnek verebilirim. Temmuz 2015 te, bir asteroit, Dünya’ya 1 milyon 600 bin km kadar yaklaştı. Bu mesafe çok gözünüzü korkutmasın, uzaklık aslında Dünya ile Ay arasındaki mesafenin 4 katıdır. Asteroitin genişliği 900 m civarındaydı ve asteroitin çekirdeğinde 90 milyon ton platinyum olduğu tahmin ediliyordu. Bu kadar ton platinyumun bugünkü değeri ne kadar sizce? Şimdi sıkı durun, tam, 5,4 trilyon usd. Ülkemizin gayrisafi yurt içi hasılası 700 milyar usddir. Yani, ülkemizin 8 yıllık geliri, bu asteroitin içindedir. Atam ne güzel söylemiş. İstikbal göklerdedir diye. Umarım, bizde bu uzay zenginliklerinden pay alırız.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...