Ana içeriğe atla

Fibonacci dizilimi

Değerli dostlar,

Daha önce size tesadüflere inanmadığımı anlatmıştım. Bugün yine, hayatımızda farkına varmadığımız ve tesadüf sandığımız bir gerçeği anlatacağım. Hayatımıza güzellik katan çiçeklerin yapraklarının sayısı bile algoritmiktir. Yani, çiçek sayısı, boyu, dal sayısı, dalların boyu, hepsi belli bir oran dahilinde gelişir.

Doğadaki bu oranı incelediğimizde, bir seri oluşturduğunu görürüz. Fibonacci serisi dediğimiz bu dizilim, İtalyan Matematikçi Leonardo Fibonacci tarafından keşfedilmiştir. 1201 yılında yazdığı “Liber Abaci” isimli kitabında sayılar arası ilişkileri ve doğada bulunan çoğu nesnenin belli bir oranda dağılım gösterdiğini ifade etmiştir. Fibonacci, ilkönce tavşanların çoğalmasını gözlemlemiş ve bu çoğalmanın belli bir oranda arttığını tespit etmiştir. Tavşanların üremesinin zamana bağlı değişiminin, 1,1,2,3,5,8,13,21 şeklinde olduğunu görmüş ve şaşırmıştır. Bu sayılarında rastgele olmadığını ve kendinden önceki sayıyla toplam olduğunu görünce şaşkınlığı daha da artmıştır. Daha da ilginci yeni bir sabit bulmuştur.

Aynı Pi sayısı gibi, fibonacci dizilimindeki sayıların kendinden bir önceki sayıya bölümü bir sabit rakamdır. Biz buna şimdi Altın oran diyoruz. Evet, bu muhteşem sabit, doğada çoğu yerde gördüğümüz bir sayıdır. Doğada, yapraklarda, çiçeklerde, ağaçlarda, insan vücudunda hep bu oranı görürüz. Örneğin ülkemizde yetişen bir çiçeğin yaprakları ile Çin’de yetişen aynı çiçeğin yaprakları arasında bir fark yoktur. İkiside bu fibonacci dizilimine göre yetişir. Aşağıdaki bitkinin yaprakları yandan ve üstten görünmektedir. Yaprakların birbirlerini gölgelemeyecek biçimde sıralanmış oldukları dikkat çekicidir. Çevremizde gördüğümüz ağaç ve çiçeklerin yaprakları bize ilk bakışta rastgele dizilmiş gibi görünebilirler, ama onları biraz ayrıntılı incelediğimizde şaşırtıcı birer geometrik yapıya sahip olduklarını görebiliriz. Bu geometrik yapı onlara en iyi büyüme ve gelişme koşullarını yaratmaktadır.


Aşağıdaki bitkinin dal sayılarını incelediğimizde, bölmelerdeki dal sayıları 1, 2, 3, 5, 8, 13 tür. Bunların Fibonacci dizisine uygun dizildiklerini görebilirsiniz.



Bu dizilimi pek çok bitkide görebiliriz. Bu sıralanış, bitkilerdeki düzen ve estetiğin tamamıyla matematiksel bir algoritmaya bağlı olduğunu gösterir. Doğa, matematiği iyi kullanmaktadır.

Sizin de matematiği iyi kullanmanız dileğiyle,

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...