Ana içeriğe atla

Firmalarda israf kavramı

Değerli dostlar,

Geçen yazımda, yalın düşünce de değer kavramından bahsetmiştim. Bugün ise, değerin tam zıttı, israf kavramından bahsedeceğim. Değer kavramının tam tersi olarak, israf, müşterinin para ödemek istemediği faaliyetler olarak açıklanabilir.

Yalın üretimde, israf kavramı çok net ifade edilmiştir. Stok, fazla mesai, hatalı üretim, fazla üretim, bekleme, hareket, taşıma, gereksiz operasyonlar, israf olarak kabul edilir. Üretim firmaları bu kavramları yok etmek veya azaltmak üzerine çalışırlar. Ancak, israf sadece üretimde olmaz. Operasyonel bölümlerde de israf mevcuttur. Üretimdeki israf penceresinden bakarak, firmalarda yapılan işleri değerlendirdiğimizde, çok fazla israf edilen kaynak görürüz. Fazla adam istihdam edilmeden tutun, fazla alan, fazla kağıt, fazla enerji tüketimine kadar, firmalarda çok fazla göze gözükmeyen ancak ciddi maliyetler oluşturan unsurlar bulunmaktadır.

Peki nasıl israf edilen bu kaynakları azaltabiliriz diye kendimize sorduğumuzda, öncelikle neyin israf olduğunu tespit etmemiz gerekmektedir. Yapılan her işin kaç kişi ile yapıldığı, ne kadar kaynak harcandığı irdelenmelidir. Sadece bu işlerle ilgilenecek, yalın yönetim bölümü gibi, bir bölüm dahi kurulabilir. Bu bölüm işletmelerdeki tüm operasyonları, haritalandırıp mevcut işleyişi analiz edip iyileştirebilir. Tabi ki, öncesinde yalın düşünce eğitimi alınmasında fayda vardır. Önce israfı görmeyi öğrenmek gereklidir. Günlük yaşantımızda sürekli yaptığımız ve bize normal gelen, hatta o işin öyle yapılması gerektiğini düşündüğümüz onlarca iş ile ilgileniriz.

İsraf kavramını düzeltmek ve yok etmemiz için, herşey de olduğu gibi, öncelikle harcadığımız, israf ettiğimiz kaynakların olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir. Yani bir problemi çözmemiz için öncelikle problemin olduğunu kabul etmemiz gerekir. Arkasından, yapılan işlerde kullandığımız kaynakları listeleyip, nasıl yok edeceğimiz veya azaltacağımız ile ilgili planlar yapmalıyız. Sakın yapılamaz diye düşünmeyin, özellikle günümüz teknolojisinde artık imkansız diye bir şey kalmamıştır. Burada en önemli konu israfı tespit edebilmektir. Bunun içinde sağlam bir altyapı gerekmektedir. Firmaların mutlaka kurumsal kaynak planlama programlarının olması gerekir. Kullanılan kaynakların ne kadar verimli kullanıldığı ancak, çok iyi bir alt yapımızın olması ile belirlenebilir. Tabi, burada bir diğer önemli unsur olan veri kavramı devreye girmektedir. Verimliliğimizi ölçmek, israf kaynaklarını tespit edebilmek için hangi verileri analiz etmeliyiz ve bu verileri nasıl toplayacağız sorusu ortaya çıkar.

Firmalar burada analitik düşünen, firma süreçlerini iyi bilen, çalışanlara ihtiyaç duyarlar. 4. Sanayi devriminde, insan unsurunun değeri burada yine ortaya çıkacaktır. Analiz edebilen, hangi verilerin analiz edilmesi gerektiği durumunu tespit edebilecek ve bunun içinde yazılımcıları yönlendirecek çalışanlar önem kazanacaktır. Firmaların şimdiden iş zekası ve veri mühendislerine yatırım yapmaları gelecekte yaşayacakları rekabet ortamında kendilerine fayda sağlayacaktır. Çünkü, geleceğin rekabet anlayışı, bugünden çok daha zor olacaktır.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...